Ahize, telefonun elde tutulan ve kulağa götürülen parçasıdır. Bir ucunda dinleme, öbür ucunda konuşma bölümü bulunur.
Kelimenin anlamı
Ahize, telefonun gövdesinden ayrı duran ve kabloyla ona bağlanan parçayı anlatır. Konuşma bitince yerine bırakılır; bu hareket hattı da kapatır. Sözcük bugün çoğunlukla kablolu telefonlar, santraller ve kurum telefonları bağlamında geçer.
Cümle içinde kullanımı
- Telefon çalar çalmaz ahizeyi kaldırdı.
- Ahizeyi yerine koymayı unutunca hat meşgul kaldı.
- Santralde onlarca ahize aynı anda konuşuyordu.
- Ahizenin kablosu dolaşmıştı, düzeltmesi epey sürdü.
- Konuşma bitince ahizeyi usulca yerine bıraktı.
Kalıp kullanımlar
- Ahizeyi kaldırmak — telefona cevap vermek ya da konuşmaya hazırlanmak.
- Ahizeyi yerine koymak — görüşmeyi bitirmek. Mecazi olarak bir konuyu
kapatmak anlamında da kullanılır.
Yakın kelimeler
Alıcı ve el cihazı yakın anlamlıdır. Telefonun tamamına ahize denmez; sözcük yalnızca elde tutulan parçayı gösterir. Cep telefonlarında ayrı bir parça olmadığı için ahize sözcüğü oralarda kullanılmaz.
Akılda kalan bir ayrıntı
Ahizenin kulaklık ile mikrofon arasındaki mesafesi rastgele değildir: kulakla ağız arasındaki ortalama uzaklığa göre belirlenmiştir. Bu ölçü, telefonun ilk yıllarından beri çok az değişmiştir.
Ahize ve telefonun değişimi
Ahize, telefonun tarihinde uzun süre değişmeden kalan parçalardandır. İlk modellerde dinleme ve konuşma bölümleri ayrıydı: kullanıcı bir eliyle kulağına tuttuğu parçayı, öbür eliyle ağzına yaklaştırdığı parçayı tutardı. İkisinin tek gövdede birleşmesi, telefonu tek elle kullanılabilir kıldı ve ahize bugün bilinen biçimini aldı.
