Aksan, bir kişinin konuşurken sesleri kendi yöresine ya da ana diline göre biçimlendirmesidir. Fransızca accent sözcüğünden gelir.
Kelimenin anlamı
1. Konuşmada — seslerin söyleniş biçimi. Aynı dili konuşan iki kişi farklı aksanla konuşabilir; ikisi de doğru konuşuyordur. 2. Yazıda — harflerin üzerine konan işaret. Fransızcadaki é, İspanyolcadaki ñ gibi işaretler bu anlamda aksandır.
Aksan, şive ve lehçe
Üçü sık karıştırılır. Aksan yalnızca sesin söylenişiyle ilgilidir. Şive buna sözcük ve ek farklarını ekler. Lehçe ise ayrılığın çok daha derin olduğu, artık ayrı bir kol sayıldığı durumu anlatır. Kabaca: aksan söyleyiş, şive kullanım, lehçe ise dilin ayrı bir dalıdır.
Cümle içinde kullanımı
- Yıllardır İstanbul'da yaşıyordu ama aksanı hiç kaybolmadı.
- Filmi altyazısız izleyince oyuncunun aksanını çözmekte zorlandı.
- Öğretmen, öğrencilerin aksanlarını düzeltmeye çalışmıyordu.
- Telefonda konuşan kişinin aksanından nereli olduğunu çıkardı.
- Yabancı dili akıcıydı, yalnızca birkaç sesi aksanlı söylüyordu.
Yakın anlamlı kelimeler
Şive, söyleyiş, telaffuz ve vurgu yakın anlamlıdır. Telaffuz tek bir sözcüğün söylenişini anlatır, aksan ise konuşmanın geneline yayılır. Vurgu ise hangi hecenin baskın söylendiğidir ve aksanın bir parçasıdır.
Akılda kalan bir ayrıntı
Aksansız konuşmak diye bir şey yoktur. Herkesin bir aksanı vardır; yalnızca bir yörenin söyleyişi ölçüt kabul edildiğinde ötekiler "aksanlı" görünür.
