Aktar, baharat, şifalı bitki, kuruyemiş ve kokulu maddeler satan dükkân ya da o dükkânı işleten kişidir. Sözcük Arapça attâr biçiminden gelir; kökeninde "güzel koku" anlamı vardır.
Aktarda ne bulunur
Geleneksel bir aktarın rafları birbirine benzer: cam kavanozlarda kuru bitkiler, çuvallarda baharat, tezgâhta terazi. Satılanlar kabaca dört gruba ayrılır: baharatlar, kuru bitki ve çaylar, kuruyemiş ve kuru meyveler, bir de kokulu yağlar ile doğal kozmetik malzemeleri.
Cümle içinde kullanımı
- Çarşıdaki aktardan bir avuç ıhlamur aldı.
- Aktarın kapısından içeri girer girmez tarçın kokusu çarptı.
- Bu baharatı markette bulamazsın, aktara sormak lazım.
- Aktar, terazinin kefesine kâğıdı koyup tartmaya başladı.
- Mahallenin en eski dükkânı aktardı, kırk yıldır aynı yerdeydi.
Eczaneyle karıştırılmamalı
Aktar bitkisel ürün satar ama tıbbi bir yetkisi yoktur. Satılan bitkiler ilaç değildir ve hastalık tedavisinde ilacın yerini tutmaz. Bu ayrım önemlidir: eczane eczacı denetimindedir, aktarlık ise bir esnaflıktır.
Yakın anlamlı kelimeler
Attar ve baharatçı yakın anlamlıdır. Attar aynı sözcüğün eski yazımıdır. Baharatçı ise yalnızca baharat satan yeri anlatır; aktarın ürün yelpazesi daha geniştir.
Akılda kalan bir ayrıntı
Eski çarşılarda aktarlar çoğunlukla aynı sokakta toplanırdı. Sebebi kokuydu: baharat ve bitki kokusu başka esnafın malına siner, bu yüzden aktarlara ayrı bir sokak ayrılırdı. Bugün pek çok şehirde o sokakların adı hâlâ durur.
