Aleni, herkesin görebileceği biçimde açıkça yapılan demektir. Arapça kökenlidir ve gizli olanın karşıtıdır.
Kelimenin anlamı
Aleni sözcüğünde iki şey birden vardır: eylem hem AÇIKTIR hem de gizlenmemiştir. Bu ikinci vurgu önemlidir; bir şey görülebilir olduğu hâlde kimsenin dikkatini çekmeyebilir, ama aleni denince yapanın saklama kaygısı taşımadığı anlaşılır.
Cümle içinde kullanımı
- İtirazını toplantıda aleni biçimde dile getirdi.
- Kuralın aleni ihlali kimsenin gözünden kaçmadı.
- Duruşma aleni yapıldı, salonda dinleyiciler de vardı.
- Desteğini aleni olarak açıklamaktan çekinmedi.
- Sözleşmenin şartları aleni değildi, bu yüzden tartışma çıktı.
Hukukta alenilik
Yargılamanın halkın izleyebileceği biçimde yapılmasına alenilik ilkesi denir. Amaç, kararın doğru verilmesi kadar doğru verildiğinin görülebilmesidir. Bazı durumlarda (çocukların korunması gibi) duruşma kapalı yapılabilir; bu, ilkenin sınırlı bir istisnasıdır.
Yakın anlamlı kelimeler
Açık, açıkça, göz önünde ve alenen yakın anlamlıdır. Alenen aynı kökten gelen zarftır: "alenen yaptı" denir. Karşıtı gizli ve örtülüdür.
Akılda kalan bir ayrıntı
Aleni sözcüğü Türkçede neredeyse her zaman olumsuz bir eylemle birlikte geçer: aleni ihlal, aleni hakaret, aleni kayırma. Olumlu bir davranış için çoğunlukla "açıkça" tercih edilir.
Alenen ve aleni
İkisi aynı kökten gelir ama görevleri ayrıdır. Aleni sıfattır ve bir adı niteler: aleni bir itiraf. Alenen ise zarftır ve eylemi niteler: alenen itiraf etti. Cümlede hangisinin geleceği, sözcüğün neyi tanımladığına bakılarak seçilir.
