Araba, tekerlekleri olan ve yük ya da yolcu taşımaya yarayan taşıttır. Türkçenin eski sözcüklerindendir.
Kelimenin anlamı
Araba sözcüğü motorlu olmayı gerektirmez; belirleyici olan tekerlek ve taşıma işlevidir. Bu yüzden at arabası, el arabası ve bebek arabası da araba sayılır. Günlük dilde ise sözcük çoğunlukla otomobil anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı
- Arabayı servise bırakıp otobüsle döndü.
- Bahçedeki toprağı el arabasıyla taşıdılar.
- Köyde hâlâ at arabasıyla harman taşınıyordu.
- Arabanın lastiği yolda patladı.
- Bebek arabasını asansöre zor sığdırdılar.
Deyimler ve kalıp kullanımlar
- Arabayı istediği yere çekmek — işi kendi çıkarına yönlendirmek.
- Araba devrilince yol gösteren çok olur — iş işten geçtikten sonra
akıl verenlerin çoğalmasını anlatır.
- Arabası olan değil, yolu bilen — imkândan çok bilginin önemini
vurgulayan bir söyleyiş.
Yakın anlamlı kelimeler
Otomobil, taşıt, vasıta ve araç yakın anlamlıdır. Araç en geniş sözcüktür ve taşıt olmayan aletleri de kapsayabilir. Taşıt ise resmî metinlerde tercih edilir.
Akılda kalan bir ayrıntı
Araba sözcüğü Türkçeden başka dillere de geçmiştir. Balkan dillerinin birçoğunda benzer biçimlerle bulunur; sözcüğün yayılması, tekerlekli taşıtın o coğrafyada Osmanlı döneminde yaygınlaşmasıyla ilişkilendirilir.
Arabanın yaygınlaşması
Motorlu araba Türkiye'de uzun süre az sayıda kişinin ulaşabildiği bir taşıttı; şehirler de buna göre kuruldu. Araba sayısı artınca sokak genişlikleri, otopark ihtiyacı ve toplu taşıma planları yeniden düşünülmek zorunda kaldı. Bugün pek çok şehirde tartışma, daha çok yol mu yoksa daha iyi toplu taşıma mı sorusu üzerinden sürüyor.
