Arena, gösteri ve yarışmaların yapıldığı, seyirci sıralarıyla çevrili alandır. Latincede kum anlamına gelen arena sözcüğünden gelir.
Adı nereden geliyor
Roma dönemindeki dövüş alanlarının zemini kumla kaplanırdı. Kum hem zemini kaymaz kılıyor hem de dökülen sıvıları çekiyordu. Zamanla zemini anlatan sözcük, alanın tamamına ad oldu.
Bugünkü kullanımı
1. Yapı — seyircinin sahayı çevrelediği kapalı spor ve gösteri salonu. 2. Mecazi — mücadelenin geçtiği ortam. "Siyaset arenası", "rekabet arenası" gibi kullanımlarda bu anlam vardır.
Cümle içinde kullanımı
- Konser, şehrin yeni arenasında verildi.
- Arena ışıkları sönünce seyirci alkışa başladı.
- Uluslararası arenada söz sahibi olmak kolay değildi.
- Arenanın akustiği beklenenden iyiydi.
- İki takım bu kez daha küçük bir arenada karşılaştı.
Yakın anlamlı kelimeler
Stadyum, salon, meydan ve pist yakın kavramlardır. Stadyum açık ve büyük ölçeklidir. Pist yarışın yapıldığı yolu anlatır. Arena ise seyircinin sahaya yakın olduğu, çevreleyen düzeni vurgular.
Akılda kalan bir ayrıntı
Arena tasarımında seyirci sıraları sahayı tam çevreler; bu düzen sesin sahada toplanmasını sağlar. Aynı ilke bugünün kapalı spor salonlarında da korunur ve salonun "gürültülü" olması kusur değil, tasarımın amacıdır.
Arena ve seyirci düzeni
Arenayı ayıran şey yalnız kapalı olması değil, seyircinin sahayı çevrelemesidir. Bu düzen iki şey sağlar: kimse sahaya uzak kalmaz ve ses içeride toplanır. Aynı sebeple arenalarda atmosfer, açık stadyumlara göre çok daha yoğun hissedilir.
