Aşina, tanıdık ve bildik demektir. Farsça kökenlidir.
Kelimenin anlamı
Aşina, DERİN bir bilgiyi değil TANIDIKLIĞI anlatır. Bir konuya aşina olmak, o konuda uzman olmak değildir; daha önce karşılaşmış, kulak dolgunluğu edinmiş olmaktır. Bu ayrım sözcüğün en ayırt edici yanıdır.
Cümle içinde kullanımı
- Konuya aşinaydı ama ayrıntıları bilmiyordu.
- Kalabalıkta aşina bir yüz aradı.
- Şehre aşina olduğu için yolu sormadan buldu.
- Sesi aşina geldi ama kimin olduğunu çıkaramadı.
- Yazılımın arayüzüne birkaç günde aşina oldu.
Kalıp kullanımlar
- Aşina olmak — tanımak, bilmek.
- Aşina çıkmak — beklenmedik biçimde tanıdık olduğu anlaşılmak.
- Aşina bir yüz — daha önce görülmüş kişi.
Yakın anlamlı kelimeler
Tanıdık, bildik, alışık ve vâkıf yakın anlamlıdır. Vâkıf derin bilgiyi anlatır ve aşinadan güçlüdür. Alışık ise tekrarla edinilen rahatlığı vurgular. Karşıtı yabancıdır.
Akılda kalan bir ayrıntı
Aşina, Farsçada "tanımak" anlamındaki bir fiilden gelir ve aynı kökten aşinalık sözcüğü türemiştir. Türkçede bu sözcük yalnız bilgiyi değil, iki kişi arasındaki yakınlığı da anlatır: "aramızda bir aşinalık var" denince tanışıklıktan biraz fazlası kastedilir.
Aşina ve aşinalık
Aşinalık iki kişi arasındaki tanışıklığı da anlatır ve çoğu zaman arkadaşlıktan daha hafif, yabancılıktan daha sıcak bir yeri gösterir. "Aramızda bir aşinalık var" diyen kişi, henüz dostluk demeden bir yakınlığı kabul etmiş olur.
