Bavul, yolculukta eşya taşımak için kullanılan büyük çantadır. Fransızca malle karşılığı olarak Türkçede yerleşmiştir.
Türleri
- Sert gövdeli — dışı plastik ya da metal; içindekini korur, ağırdır.
- Yumuşak gövdeli — kumaştan; hafiftir, dar yerlere sığar.
- Tekerlekli — bugün en yaygın olanı; çekilerek taşınır.
Tekerlekli bavul düşünüldüğü kadar eski değildir; yaygınlaşması yirminci yüzyılın son çeyreğini bulmuştur. Ondan önce bavullar elde taşınırdı.
Cümle içinde kullanımı
- Bavulunu akşamdan hazırlamıştı.
- Bavulun tekerleği kaldırımda kırıldı.
- İki bavulla taşınmak kolay olmadı.
- Bavulu kapanmayınca üstüne oturdu.
- Bavulun içinde yalnız birkaç kitap vardı.
Kalıp kullanımlar
- Bavulunu toplamak — yola çıkmaya hazırlanmak; mecazi olarak çekip
gitmek.
- Bavul ticareti — sınır ötesinden elde taşınan malla yapılan küçük
ölçekli ticaret.
Yakın anlamlı kelimeler
Valiz, çanta ve sandık yakın kavramlardır. Valiz bavulla neredeyse eş anlamlıdır. Sandık ise taşınmak için değil saklamak için yapılır. Bagaj bavulun konduğu yeri ve taşınan eşyanın tamamını anlatır.
Bavul toplamanın püf noktası
Giysileri katlamak yerine rulo yapmak hem yer kazandırır hem kırışıklığı azaltır. Ağır eşyalar tekerleklere yakın, alt tarafa konur; böylece bavul çekilirken devrilmez.
Akılda kalan bir ayrıntı
Sözcük Türkçeye Fransızcadan geçmiş görünse de yaygın biçimi İtalyanca baule sözcüğüne dayanır. Aynı dönemde giren pek çok yolculuk sözcüğü gibi demiryolu çağının izini taşır.
