Bilgi, öğrenilmiş, doğrulanmış ve kullanılabilir olandır. Bilmek fiilinden türemiştir.
Veri, bilgi, bilgelik
Üçü sık karıştırılır ama bir merdiven gibi düşünülebilir:
- Veri ham kayıttır: "18 derece".
- Bilgi anlamlandırılmış hâlidir: "Bugün hava ılık."
- Bilgelik ise bununla ne yapılacağını bilmektir: "Ceket almaya gerek
yok."
Bu ayrım, bilginin neden yalnız toplamakla elde edilmediğini anlatır.
Cümle içinde kullanımı
- Konu hakkında yeterli bilgisi vardı.
- Bilgi almak için danışma masasına gitti.
- Yanlış bilgi hızla yayılıyordu.
- Bilgisayar sözcüğü bilgiden türetilmiştir.
- Belgede kişisel bilgiler gizlenmişti.
Kalıp kullanımlar
- Bilgi sahibi olmak — bir konuyu bilmek.
- Bilgi vermek — haberdar etmek.
- Bilgisi dışında — haberi olmadan.
- Bilgi çağı — bilginin temel kaynak olduğu dönem.
Yakın anlamlı kelimeler
Malumat, veri, haber ve bilim yakın kavramlardır. Malumat eski karşılığıdır ve bugün hafif alaycı bir tonla kullanılır. Haber anlık ve tekildir; bilgi ise kalıcıdır.
Akılda kalan bir ayrıntı
Türkçede bilgisayar, bilim, bilgin ve bilinç hep aynı kökten gelir. Bilgisayar sözcüğü 1960'larda türetilmiştir ve "bilgi sayan" anlamındadır; dünyada kendi dilinden karşılık üretebilen az sayıdaki örnekten biridir.
Cümlede dikkat
"Bilgi sahibi olmak" ile "bilgilendirilmek" aynı şey değildir: ilki kişinin kendi öğrenmesini, ikincisi başkasının haber vermesini anlatır. Resmî yazışmalarda bu ayrım özellikle korunur.
