Bıyık, üst dudağın üzerinde çıkan kıllardır. Türkçe kökenlidir.
Kelimenin anlamları
1. İnsanda — üst dudak üstündeki kıllar. 2. Hayvanda — kedi, fare ve fok gibi canlılardaki uzun duyu kılları. 3. Bitkide — asma ve sarmaşıkların tutunmaya yarayan ince filizleri.
Kedi bıyığı bir duyu organıdır
Kedinin bıyıkları süs değildir: dipleri sinir uçlarıyla doludur ve en küçük hava akımını algılar. Kedi karanlıkta geçeceği aralığı bıyıklarıyla ölçer; bu yüzden bıyıkları kesilen kedi yönünü şaşırır.
Cümle içinde kullanımı
- Bıyıklarını kısa kestirmişti.
- Kedi bıyıklarını oynatarak deliğe baktı.
- Asmanın bıyıkları tele dolanmıştı.
- Söyleneni duyunca bıyık altından güldü.
- Bıyığı yeni terlemiş bir delikanlıydı.
Deyimler ve kalıp kullanımlar
- Bıyık altından gülmek — belli etmeden gülmek.
- Bıyığı terlemek — delikanlılık çağına girmek.
- Bıyık burmak — kendine güvenle böbürlenmek.
Yakın anlamlı kelimeler
Sakal ve favori ilişkili sözcüklerdir ama aynı değildir: sakal çene ve yanaklardaki kıllardır, favori ise kulak önündeki bölümdür.
Akılda kalan bir ayrıntı
Bıyığın biçimi Anadolu'da uzun süre bir kimlik işareti sayılmış, kimi dönemlerde topluluk ve meslek farkını göstermiştir. Bugün bu anlam zayıflamıştır ama deyimlerdeki izi durur.
Cümlede dikkat
Bıyık ve sakal aynı cümlede geçtiğinde sıralama neredeyse her zaman "bıyık sakal" biçimindedir. Türkçede bu tür ikilemelerin sırası kalıplaşmıştır ve tersine çevrilince kulağı tırmalar.
