Boyun, başı gövdeye bağlayan bölümdür. Türkçenin eski sözcüklerindendir.
Kelimenin anlamları
1. Vücut — başla gövde arasındaki bölüm. 2. Nesne — daralan kısım: şişenin boynu, gitarın boynu. 3. Coğrafya — iki tepe arasındaki alçak geçit. 4. Giysi — yakanın oturduğu ölçü: "boyun ölçüsü".
Cümle içinde kullanımı
- Uzun süre bilgisayara bakınca boynu tutuldu.
- Şişenin boynundan tutup kaldırdı.
- Gitarın boynundaki teller gevşemişti.
- Yolun en yüksek noktası dağın boynundaydı.
- Gömleğin boyun ölçüsü dar gelmişti.
Deyimler ve kalıp kullanımlar
- Boyun eğmek — karşı koymayı bırakıp kabullenmek.
- Boynu bükük — çaresiz, kimsesiz.
- Boynuna borç olmak — sorumluluğu üstlenmek.
- Boynu kıldan ince — hatası varsa her cezaya razı olmak.
- Boyun borcu — yerine getirilmesi gereken görev.
Yakın anlamlı kelimeler
Ense ve gerdan ilişkili sözcüklerdir ama aynı değildir: ense boynun arka tarafı, gerdan ise ön alt bölümüdür.
Akılda kalan bir ayrıntı
Boyunla ilgili deyimlerin neredeyse tamamı BAŞIN EĞİLMESİ hareketine dayanır: boyun eğmek, boynu bükük, boyun borcu. Bu, bedendeki bir hareketin nasıl doğrudan bir duygu diline dönüştüğünün güzel bir örneğidir.
Kalıp kullanımlar
- Boyun ölçüsü — gömlek yakasının ölçüsü.
- Boyun eğmemek — direnmeyi sürdürmek.
- Boynuna sarılmak — sevgiyle kucaklamak.
Bir kelimeyi gerçekten öğrenmenin yolu onu kullanmaktan geçer. Boyun için de durum aynı: anlamını okumak ilk adım, bir bulmaca çözerken ya da bir sohbette karşınıza çıktığında tanımak ikinci adımdır.
