Bulut, havada yoğunlaşmış su damlacıklarının oluşturduğu kütledir. Türkçenin eski sözcüklerindendir.
Nasıl oluşur
Güneş yeryüzünü ısıtır, ısınan hava nemi alarak yükselir. Yukarı çıktıkça soğur ve içindeki su buharı artık gaz hâlinde kalamaz: minik damlacıklara dönüşür. Milyarlarca damlacığın bir araya gelmesiyle bulut görünür hâle gelir. Damlacıklar büyüyüp ağırlaşınca yağmur düşer.
Kelimenin anlamları
1. Gökyüzü — su damlacıklarından oluşan kütle. 2. Yoğunluk — havada asılı kalan kütle: toz bulutu, duman bulutu. 3. Bilişim — uzaktaki sunucularda veri saklama.
Cümle içinde kullanımı
- Öğleden sonra bulutlar dağıldı.
- Yolun arkasında bir toz bulutu kalmıştı.
- Fotoğraflarını buluta yedekliyordu.
- Kara bulutlar yağmurun habercisiydi.
- Uçak bulutların üstüne çıkınca güneş göründü.
Deyimler ve kalıp kullanımlar
- Bulutlarda gezmek — dalgın olmak, hayale dalmak.
- Kara bulutlar toplanmak — kötü bir gelişmenin yaklaşması.
- Bulut gibi olmak — halk ağzında sarhoş olmak.
Yakın anlamlı kelimeler
Sis, duman ve pus yakın sözcüklerdir. Sis yere yakın buluttur; aynı şeyin farklı yükseklikteki hâlidir. Duman yanmadan çıkar. Pus ise ince, hafif sistir.
Akılda kalan bir ayrıntı
"Bulut" Türkçede yaygın bir kişi adıdır ve doğa adlarının ada dönüşmesi geleneğinin parçasıdır: Deniz, Yağmur, Rüzgâr, Toprak. Bulutun bilişim dilinde de kullanılması ise benzetmeden doğar — veri gökyüzünde gibi "bir yerde" durur, ama tam olarak nerede olduğu kullanıcıyı ilgilendirmez.
