Çırak, bir işi ustasının yanında, işin başında öğrenen kişidir. Kelime, Türkiye'de yüzyıllara dayanan usta-çırak eğitiminin ilk basamağını anlatır.
Kelimenin Anlamları
1. Bir ustanın yanında meslek öğrenen kimse: marangoz çırağı. 2. Bir alanda yeni olan, deneyimsiz kişi: Bu işte hâlâ çırağım.
Cümle İçinde Kullanımı
- Ustanın yanına on üç yaşında çırak olarak girmişti.
- Çırak, dükkânın süpürülmesinden çayın demlenmesine kadar her işe koşuyordu.
- Yıllar sonra aynı dükkânın ustası olacaktı.
- Satrançta ona göre hepimiz çırak sayılırdık.
Usta, Kalfa ve Çırak
Geleneksel meslek eğitiminde üç basamak vardır. Çırak işe yeni başlayan, izleyerek ve yardım ederek öğrenen kişidir. Kalfa işi yapabilecek düzeye gelmiş ama henüz kendi işini kurmamış olandır. Usta ise işi tüm inceliğiyle bilen, başkasını yetiştirebilen kişidir. Bu sıra Ahilik geleneğinden gelir ve marangozluk, terzilik, kuyumculuk gibi zanaatlarda hâlâ yaşar.
Deyimler
"Çıraklık dönemi" bir işin öğrenilme yıllarını anlatır ve mesleğin dışında da kullanılır: Bu yazılar benim çıraklık dönemimden kalma.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Yamak, stajyer ve acemi bağlama göre çırak yerine kullanılabilir. Stajyer okulla bağlantılı ve süreli bir uygulamayı, yamak ise yardımcı olarak çalışanı anlatır.
