Fırsat, bir işi yapmak için ortaya çıkan uygun ve elverişli durumdur.
Kelimenin Anlamı
Bir şeyi yapmaya elverişli, çoğu zaman kısa süreli durum.
Cümle İçinde Kullanımı
- Bu iş teklifi büyük bir fırsattı.
- Fırsat çıktığında hemen değerlendirdi.
- Fırsatı kaçırdığına sonradan üzüldü.
- İndirim fırsatını kaçırmak istemedi.
Fırsat ve Karar
Fırsatın tanımındaki en önemli sözcük "süre"dir: her fırsat bir pencere açar ve o pencere kapanır. Bu yüzden fırsat kavramı karar vermekle iç içedir. Ekonomide fırsat maliyeti adında bir kavram vardır: bir seçeneği tercih ettiğinizde vazgeçtiğiniz en iyi diğer seçeneğin değeri. Yani her seçim, görünmeyen bir bedel taşır. Türkçede fırsatla ilgili pek çok deyim vardır: fırsattan istifade etmek, fırsatı ganimet bilmek, fırsat kollamak, fırsat vermek. "Fırsatçı" ise olumsuz bir sözdür; başkasının zor durumundan yararlanan kişiyi anlatır.
Fırsat mı, Hazırlık mı?
Fırsat çoğu zaman beklenmedik bir anda çıkar ama yakalanabilmesi hazırlığa bağlıdır: gerekli bilgi, birikim ya da ilişki önceden yoksa açılan pencere görülse bile kullanılamaz. Bu yüzden fırsat, şanstan çok hazırlıkla birlikte anılır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
İmkân, olanak, vesile ve şans bağlama göre fırsat yerine kullanılabilir. Vesile aracılık eden durumu, şans ise rastlantıyı vurgular.
