Gözaltı, bir kimsenin belirli bir süre boyunca yetkililerin denetimi altında tutulmasını anlatır. Kelime "göz" ve "alt" sözcüklerinin birleşmesinden doğmuştur; kökeninde "bakışın altında tutmak" düşüncesi vardır.
Kelimenin Anlamları
1. Bir soruşturma kapsamında kişinin kısa süreyle özgürlüğünün sınırlanması: gözaltına almak, gözaltı süresi. 2. Bir kimseyi ya da yeri sürekli izleme, denetim altında bulundurma: evi gözaltında tutmak. 3. Sağlıkta hastanın belirli bir süre izlenmesi anlamında da kullanılır: bir gece gözaltında kaldı.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kaza sonrası sürücü ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı.
- Doktor, baş dönmesi geçmeyince beni bir gece gözaltında tutmak istedi.
- Depo günlerdir gözaltında, giren çıkan herkes not ediliyor.
- Gözaltı süresi dolunca serbest bırakıldı.
Birleşik ve Türemiş Kullanımlar
Gözaltına almak, gözaltında tutmak, gözaltı süresi en sık geçen kalıplardır. Basın dilinde "gözaltı kararı" ifadesi de yaygındır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Denetim, gözetim, nezaret ve tutma kelimeleri bağlama göre gözaltı yerine kullanılabilir. Ancak gözaltı, süresi sınırlı ve resmî bir işlemi anlattığı için bunlardan daha dardır.
