Kaburga, göğüs boşluğunu çevreleyerek iç organları koruyan eğri kemiklerdir.
Kelimenin Anlamları
1. Kemik: kaburga kırığı. 2. Et parçası: kaburga pişirdi. 3. Gemide iskelet ögesi.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kaburgaları kalbi korur.
- Kaburga kırığı ağrı yapar.
- Fırında kaburga yaptı.
- Geminin kaburgaları güçlendirildi.
Yalnız Koruma Değil
Kaburgaların bilinen işlevi kalbi ve akciğerleri korumaktır, ama ikinci bir görevi daha vardır: solunum. Nefes alırken kaburgalar aradaki kaslar sayesinde yukarı ve dışa doğru hareket eder; göğüs boşluğu genişler, içerideki basınç düşer ve hava akciğerlere dolar. Nefes verirken tersi olur. Yani kaburga kafesi sabit bir zırh değil, hareketli bir yapıdır. Kaburga kırıklarında nefes almanın ağrılı olmasının sebebi de budur.
Gemide ve Mimaride
Kelime, biçim benzerliği nedeniyle başka alanlarda da kullanılır. Gemi yapımında kaburga, omurgaya bağlanan ve gövdenin biçimini veren eğri elemanlardır; dış kaplama bunların üzerine geçirilir. Aynı mantık mimaride de görülür: kubbe ve tonozlarda yükü taşıyan eğri nervürlere de kaburga denir. Üç kullanımda da ortak olan fikir açıktır — bir kabuğu taşıyan eğri iskelet ögesi.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Göğüs kafesi, kemik, omurga ve nervür yakın kavramlardır. Omurga gövdenin arka orta eksenidir.
