Kafes, çubuklu ya da telli bölmedir.
Kelimenin Anlamı
Hayvanları içinde tutmaya yarayan, çubuk ya da telden yapılmış kapalı bölme. Ayrıca: eski evlerde pencereye takılan ahşap örgü.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kuşu kafesten çıkarıp uçurdu.
- Konak pencerelerinde ahşap kafesler vardı.
- Kendini kafeste gibi hissediyordu.
Eski Evlerde Kafes
Osmanlı ev mimarisinde pencerelere takılan ahşap kafes, içeriden dışarıyı görmeyi sağlar ama dışarıdan içeriyi göstermezdi. Aynı zamanda güneşi kırar ve havalandırmayı sürdürürdü; yani hem mahremiyet hem iklim çözümüydü.
Hayvan Refahı
Dar kafeste beslenen hayvanlarda hareket kısıtlılığı, stres ve davranış bozuklukları görülür. Avrupa Birliği'nde geleneksel tavuk kafesleri yasaklanmış, yerine daha geniş ve tünekli sistemler getirilmiştir. Yumurta kodlarındaki ilk rakam üretim biçimini gösterir: 0 organik, 1 serbest, 2 kümes, 3 kafes.
Kullanım Notu
Kafes Arapça kökenlidir. "Kafese koymak" birini kandırmak, "kafes arkasında" ise kapalı kalmak anlamındadır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Kümes, parmaklık, tel ve ızgara yakın alandan kelimelerdir.
