Kefaret, işlenen bir hatanın ya da yerine getirilemeyen bir yükümlülüğün telafisi.
Kelimenin Anlamları
1. Telafi: kefaretini ödedi. 2. Dinî kavram. 3. Mecazda karşılık: bunun kefareti ağır olur.
Cümle İçinde Kullanımı
- Hatasının kefaretini ödedi.
- Kefaret, telafi anlamı taşır.
- Bunun kefareti ağır olur.
- Kefaret kelimesi Arapça kökenlidir.
Telafi Fikri
Kefaretin merkezinde telafi vardır: yapılan bir yanlışın ya da eksik bırakılan bir yükümlülüğün, başka bir edimle dengelenmesi. Bu fikir yalnız dinî düşüncede değil, hukukta ve gündelik ahlakta da karşılık bulur. Hukukta zararın giderilmesi (tazminat), etkin pişmanlık ve onarıcı adalet uygulamaları benzer bir mantığa dayanır: cezanın yanında ya da yerine, doğan zararın fiilen onarılması hedeflenir.
Özür ve Telafi
Günlük ilişkilerde de aynı ayrım geçerlidir: özür dilemek hatayı kabul etmektir, ama çoğu zaman tek başına yetmez. Karşı taraf için asıl belirleyici olan, hatanın sonucunun düzeltilmesi ve tekrarlanmaması için ne yapıldığıdır. Bu yüzden "kefaret" kelimesi mecazi kullanımında ağır bir ton taşır: yalnız söz değil, karşılığı ödenen bir edim ima eder. Kelime Arapça "örtmek, kapatmak" anlamındaki kökten gelir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Telafi, bedel, tazminat ve pişmanlık yakın kavramlardır. Tazminat hukuki olarak zararın karşılanmasıdır.
