Kıyamet, dünyanın sonu olarak anlatılan olay; günlük dilde büyük kargaşa ve gürültü.
Kelimenin Anlamları
1. Dünyanın sonu: kıyamet inancı. 2. Büyük kargaşa: ortalıkta kıyamet koptu. 3. Aşırılık: kıyamet gibi kalabalık.
Cümle İçinde Kullanımı
- Ortalıkta kıyamet koptu.
- Kıyamet gibi kalabalık vardı.
- Bu konuda kıyamet koparıldı.
- Kıyamet, dinî bir kavramdır.
Deyimlerdeki Yeri
Kıyamet, Türkçede çok sayıda kalıbın içinde geçer ve her birinde abartılı bir büyüklüğü anlatır: "kıyamet koptu" (büyük gürültü ve tepki), "kıyameti koparmak" (aşırı tepki göstermek), "kıyamet gibi" (çok fazla), "kıyamet alameti" (alışılmadık, şaşırtıcı durum). Bu kullanımlarda dinî anlam geri plandadır; kelime yalnız ölçünün büyüklüğünü vurgulamak için kullanılır. Türkçede benzer biçimde büyüklüğü abartan başka kelimeler de vardır: "tufan", "felaket", "dünya kadar".
Kelimenin Kökeni
Kıyamet, Arapça "kalkmak, ayağa kalkmak" anlamındaki kökten gelir. Bu köken, kavramın anlatım biçimiyle ilgilidir. Aynı kökten gelen kelimeler Türkçede de kullanılır: "kıyam" (ayağa kalkma), "makam" (durulan yer) ve "mukim" (ikamet eden) aynı aileden sözcüklerdir. Kelimelerin kökleriyle kurdukları bu bağ, Türkçedeki Arapça kökenli sözcüklerin anlamını çözmeyi kolaylaştırır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Felaket, tufan, kargaşa ve mahşer yakın kavramlardır. Mahşer çok büyük kalabalığı da anlatır.
