Korucu, kendisine ayrılan alanı gözetmek ve korumakla görevli kişidir. En yaygın kullanımı orman koruculuğudur.
Kelimenin Anlamı
Orman, kır ya da belirli bir bölgeyi koruma ve gözetim görevini yürüten kimse.
Cümle İçinde Kullanımı
- Orman korucusu, yangın mevsiminde gözetleme kulesinde nöbet tutuyordu.
- Korucu, kaçak kesim yapılan alanı tutanakla bildirdi.
- Köyün korucusu sabah erkenden devriyeye çıktı.
- Korucular, yangın sonrası ağaçlandırma çalışmasına katıldı.
Orman Koruculuğu
Orman korucusunun görevi yalnız gözetim değildir: yangın önleme ve erken tespit, kaçak kesim ve avlanmanın engellenmesi, orman yollarının durumunun izlenmesi ve ağaçlandırma çalışmalarına katılmak da bu görevin parçasıdır. Yaz aylarında yangın riski arttığında gözetleme kulelerinde nöbet tutulur; dumanın erken fark edilmesi müdahale süresini kısalttığı için hayati önem taşır. Korucular çalıştıkları bölgeyi iyi tanır ve arazi bilgisiyle ekiplere yol gösterir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Bekçi, muhafız, gözcü ve devriye bağlama göre korucu yerine kullanılabilir. Bekçi bir yapıyı ya da mahalleyi, muhafız ise bir kişiyi ya da değerli bir varlığı korumakla görevlidir.
