Sefalet, temel ihtiyaçların karşılanamadığı ağır ve sürekli yoksulluktur.
Kelimenin Anlamları
1. Ağır yoksulluk: sefalet içinde yaşamak. 2. Perişanlık: sefalet manzarası.
Cümle İçinde Kullanımı
- Savaş sonrası bölgede sefalet yaşandı.
- Romanda sefalet çok gerçekçi anlatılmıştı.
- Sefaletten kurtulmak için çalıştı.
- Sefalet, yalnız parasızlık değildir.
Yoksulluk ile Sefalet
İkisi aynı şey değildir. Yoksulluk gelirin yetersizliğidir ve derecesi vardır. Sefalet ise yoksulluğun barınma, beslenme, sağlık gibi TEMEL ihtiyaçların karşılanamadığı ve süreklilik kazanmış hâlidir; kişiyi yalnız maddi olarak değil toplumsal olarak da dışarıda bırakır. Uluslararası kuruluşlar bu ayrımı ölçmek için "mutlak yoksulluk" kavramını kullanır: bir insanın hayatta kalması için gereken asgari gelirin altında kalmak. Edebiyatta sefalet, toplumsal eşitsizliği anlatmanın en güçlü araçlarından biri olmuştur.
Edebiyatta Sefalet
Sefalet, dünya edebiyatının en güçlü izleklerinden biridir. Yazarlar toplumsal eşitsizliği anlatmak için çoğu zaman tek bir ailenin ya da kişinin hikâyesini anlatmayı seçer; çünkü büyük sayılar okuru uzaklaştırırken tek bir insanın yaşadıkları anlaşılır ve akılda kalır. Türk edebiyatında da köy ve göç romanlarının önemli bir kısmı bu izleği işler.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Yoksulluk, fakirlik, perişanlık ve yokluk bağlama göre sefalet yerine kullanılabilir. Yokluk geçici de olabilir; sefalet süreklidir.
