Şövalye, Orta Çağ Avrupa'sında zırhlı ve atlı savaşçı sınıfın üyesidir.
Kelimenin Anlamları
1. Orta Çağ savaşçısı: zırhlı şövalye. 2. Onur unvanı: şövalye ilan edildi.
Cümle İçinde Kullanımı
- Şövalye atına binip yola çıktı.
- Şövalye zırhı ağırdı.
- Kraliçe onu şövalye ilan etti.
- Şövalyelik bir davranış kuralıydı.
Nasıl Şövalye Olunurdu?
Şövalyelik doğrudan verilen bir unvan değil, uzun bir eğitimin sonuydu. Çocuk yaşta bir soylunun yanına hizmetli (page) olarak verilir, ergenlikte silahtar (squire) olarak bir şövalyeye eşlik eder, silah ve at eğitimi alırdı. Yeterli görülen kişi bir törenle şövalye ilan edilirdi. Donanımı pahalıydı: zırh, kılıç ve özellikle savaş atı büyük bir servet anlamına geliyordu; bu yüzden şövalyelik büyük ölçüde toprak sahibi sınıfa bağlı kaldı.
Şövalyelik Kuralları ve Bugünkü Anlamı
Şövalyeliği tanımlayan bir başka unsur, davranış kurallarıdır: cesaret, sadakat, verilen sözü tutma, güçsüzü koruma ve savaşta ölçülü davranma. Bu kurallar her zaman uygulanmamış olsa da Avrupa edebiyatını ve "centilmenlik" fikrini derinden etkilemiştir. Ateşli silahların yaygınlaşmasıyla zırhlı süvari askerî değerini yitirmiş, şövalyelik sınıfsal bir konum olmaktan çıkıp onur unvanına dönüşmüştür; bugün Birleşik Krallık gibi ülkelerde bilime, sanata ve topluma katkı için verilir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Süvari, asilzade, samuray ve savaşçı yakın kavramlardır. Samuray Japonya'daki benzer savaşçı sınıfıdır.
