Zindan, eskiden kullanılan karanlık ve çoğunlukla yer altında bulunan hapishanedir.
Kelimenin Anlamları
1. Yeraltı hapishanesi: zindana atmak. 2. Mecazda bunaltıcı ortam: hayatı zindan etmek.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kaleye bağlı bir zindan bulunuyordu.
- Zindanda yıllarca tutulduğu anlatılır.
- Bu iş hayatımı zindan etti.
- Müzedeki zindan bölümü ziyarete açıktı.
Tarihte Zindan
Zindanlar genellikle kale ve surların altında, havalandırması ve ışığı olmayan bölümlerdi. Amaç yalnız tutmak değil, cezalandırmaktı: karanlık ve yalıtılmışlık başlı başına bir yaptırım sayılırdı. Modern ceza hukuku bu anlayışı terk etmiştir; bugünkü ölçüt, cezanın kişinin onurunu zedelememesi ve yaşam koşullarının insan haklarına uygun olmasıdır. Türkiye'de ve dünyada pek çok tarihî zindan bugün müze olarak ziyarete açıktır. Kelimenin mecaz kullanımı da güçlüdür: bir yerin ya da durumun kişiyi bunaltması "zindan" benzetmesiyle anlatılır — "hayatı zindan etmek" bunun en bilinen kalıbıdır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Hapishane, cezaevi, mahzen ve mahbes bağlama göre zindan yerine kullanılabilir. Cezaevi bugünkü resmî karşılığıdır.
