Arıza, bir aygıtın ya da sistemin çalışmasını engelleyen bozukluktur. Arapça kökenlidir.
Kelimenin anlamı
Arıza, beklenen işlevin yerine getirilememesidir. Bozukluğun görünür olması gerekmez; dışarıdan sağlam duran bir cihaz da arızalı olabilir. Sözcük çoğunlukla teknik bağlamda geçer ama şebeke, hat ve sistem gibi soyut yapılar için de kullanılır.
Cümle içinde kullanımı
- Asansör arızalandı, teknisyen yolda.
- Elektrik arızası bütün mahalleyi etkiledi.
- Arıza kaydını açtıktan iki saat sonra ekip geldi.
- Motorda küçük bir arıza vardı, yolda kalmadan fark edildi.
- Sistemdeki arıza yedek sunucuya geçilerek giderildi.
Kalıp kullanımlar
- Arıza vermek — bozulmak, çalışmayı durdurmak.
- Arıza çıkarmak — gereksiz yere sorun yaratmak (günlük kullanım).
- Arıza kaydı açmak — bozukluğu ilgili birime bildirmek.
Yakın anlamlı kelimeler
Bozukluk, aksaklık, hata ve sorun yakın anlamlıdır. Aksaklık işleyişin tamamen durmadığı, yalnızca düzensizleştiği durumu anlatır. Hata ise çoğunlukla insan kaynaklıdır. Karşıtı sağlam ve çalışır durumdur.
Akılda kalan bir ayrıntı
Teknikte arızalar ikiye ayrılır: kalıcı arıza her seferinde tekrarlanır, geçici arıza ise belirli koşullarda ortaya çıkıp kaybolur. İkincisini bulmak çok daha zordur; çünkü teknisyen geldiğinde cihaz çoğu zaman düzgün çalışıyordur.
Arıza nasıl bulunur
Teknik arıza aramanın ortak yöntemi ELEMEDİR: sistem parçalara ayrılır ve her parça tek tek sınanır. Böylece sorunun nerede OLMADIĞI daraltılarak yeri bulunur. Deneyimli teknisyenin hızı, hangi parçadan başlayacağını bilmesinden gelir.
