Bahçe, sebze, meyve ya da çiçek yetiştirilen, çoğunlukla çevrili alandır. Farsça bağçe (küçük bağ) sözcüğünden gelir.
Kelimenin anlamları
1. Yetiştirme alanı — sebze bahçesi, meyve bahçesi, çiçek bahçesi. 2. Evin açık alanı — "Çocuklar bahçede oynuyor." 3. Kamusal alan — çay bahçesi, hayvanat bahçesi, botanik bahçesi.
Cümle içinde kullanımı
- Bahçedeki domatesler bu yıl erken kızardı.
- Yazın akşamları bahçede otururlardı.
- Okulun bahçesi teneffüste doluyordu.
- Bahçeyi sulamayı unutunca fideler sarardı.
- Komşunun bahçesinden asma dalları duvara taşmıştı.
Deyimler ve atasözleri
- Kendi bahçesini sulamak — yalnız kendi işine bakmak.
- Bahçesine taş atmak — dolaylı biçimde birini eleştirmek.
- Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür — aynı düşünceyi anlatan ünlü
atasözü; bahçe imgesiyle de söylenir.
Yakın anlamlı kelimeler
Bostan, bağ, tarla ve park yakın kavramlardır. Bağ asma için kullanılır. Tarla açık ve geniştir, çevrili olması gerekmez. Park ise kamusaldır ve gezmek içindir, ürün yetiştirilmez.
Akılda kalan bir ayrıntı
Bahçe sözcüğünün kökündeki küçültme eki zamanla unutulmuştur: bugün bahçe bağdan küçük sayılmaz. Aynı yolu izleyen başka sözcükler de vardır — sözcüğün kökündeki anlam solar, yeni anlam yerleşir.
Bahçe işleri
Bahçenin bakımı mevsime göre değişir: ilkbaharda toprak havalandırılır ve fide dikilir, yazın sulama öne çıkar, sonbaharda budama ve yaprak temizliği yapılır. Kışın ise ağaçların diplerine gübre verilir.
