Bekçi, bir yeri korumak ve gözetmekle görevli kişidir. Beklemek fiilinden türemiştir.
Türleri
- Mahalle bekçisi — sokakları dolaşır, olağandışı durumu bildirir.
- Gece bekçisi — iş yeri, depo ya da şantiyede gece nöbet tutar.
- Bağ bekçisi — hasat mevsiminde bağ ve bahçeyi korur.
- Köy bekçisi — köyün ortak malını ve tarlaları gözetir.
Beklemek fiilinin iki yüzü
Bekçi sözcüğündeki "beklemek" süre geçirmek değil GÖZETMEK anlamındadır. Aynı anlam "kapıda beklemek", "başında beklemek" ve "hastasını beklemek" gibi kullanımlarda da yaşar. Türkçede bu iki anlam yan yana durur ve hangisinin geçerli olduğunu cümle belirler.
Cümle içinde kullanımı
- Gece bekçisi sokağın başında düdük çaldı.
- Bağ bekçisi hasada kadar kulübede kalırdı.
- Fabrikanın bekçisi her saat başı tur atıyordu.
- Bekçi, ışığı yanan pencereyi not etti.
- Köyün bekçisi herkesi adıyla tanırdı.
Akılda kalan bir ayrıntı
Eskiden mahalle bekçileri gece düdük çalarak dolaşırdı; düdük hem kendilerinin uyanık olduğunu duyurur hem mahalleliye güven verirdi. Ayrıca ramazanda davulcuyla birlikte sokakları dolaşmaları da yaygın bir âdetti.
Yakın anlamlı kelimeler
Korucu, nöbetçi, gözcü ve muhafız yakın kavramlardır. Nöbetçi belirli bir süre görevde olanı, gözcü yalnız izleyip haber vereni anlatır.
