Bel, insan gövdesinin ortasındaki daralan bölgedir. Kelime aynı yazılışla bir tarım aracını ve bir coğrafya şeklini de karşılar.
Kelimenin Anlamları
1. Gövdenin göğüs ile kalça arasındaki bölümü: beli ağrımak. 2. Toprağı kazmaya yarayan uzun saplı kürek: bel ile toprak aktarmak. 3. İki yükselti arasındaki alçak geçit: dağ beli.
Cümle İçinde Kullanımı
- Gün boyu eğilip kalkınca beli tutuldu.
- Bahçenin toprağını belle havalandırdı.
- Kervan yolu iki tepenin arasındaki belden geçiyordu.
- Pantolonun beli biraz dar gelmişti.
Coğrafyada Bel
Dağ sıralarında iki zirve arasında kalan alçak bölüme bel ya da geçit denir. Yollar çoğu zaman buradan geçirilir, çünkü tırmanılacak yükseklik en azdır. Türkiye'de birçok karayolu güzergâhı bu doğal geçitleri izler; kışın kar yüzünden kapanan yollar da genellikle bu yüksek bel noktalarındadır.
Deyimler
Belini doğrultmak, sıkıntılı bir dönemden sonra toparlanmak demektir. Beli bükülmek güçsüz düşmeyi, bel bağlamak bir kişiye ya da şeye güvenmeyi anlatır. Belini kırmak bir gücü işlemez hâle getirmektir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Giysilerde bele denk gelen kısma bel ya da kemer hattı denir. Coğrafyada geçit ve boyun, bel ile yakın anlamlıdır. Tarım aracı anlamında kürek ve kazma komşu araçlardır ama işlevleri birbirinden ayrıdır.
