Beşik, bebeğin yatırıldığı, sallanabilen küçük yataktır. Türkçenin eski sözcüklerindendir.
Yapısı
Geleneksel beşik tahtadandır ve altındaki kavisli ayaklarla sallanır. Sallanma bebeği uyutur; bu yüzden beşik hemen her kültürde ninnilerle birlikte anılır. Kimi yörelerde beşik tavandan asılır ve ipiyle sallanır.
Mecazi kullanım
Sözcük bir şeyin DOĞDUĞU YER anlamında da kullanılır: "uygarlığın beşiği", "sanatın beşiği". Buradaki mantık açıktır — beşik, yeni doğanın ilk bulunduğu yerdir.
Cümle içinde kullanımı
- Bebeği beşiğe yatırıp ninni söyledi.
- Beşiği dedesi kendi elleriyle yapmıştı.
- Mezopotamya uygarlığın beşiği sayılır.
- Beşiğin tahtası yıllar içinde kararmıştı.
- İkisi beşik kertmesiymiş diye anlatırlardı.
Deyimler ve kalıp kullanımlar
- Beşik kertmesi — bebekken sözlenmiş çocuklar.
- Beşikten mezara kadar — hayat boyu.
- Uygarlığın beşiği — bir uygarlığın doğduğu yer.
Yakın anlamlı kelimeler
Salıncak ve karyola yakın nesnelerdir ama aynı değildir: salıncak oynamak içindir, karyola ise büyükler için ve sallanmaz.
Akılda kalan bir ayrıntı
Mimarlıkta beşik tonoz diye bir terim vardır: yarım silindir biçiminde, beşiğin kavisine benzeyen bir çatı örtüsü. Sözcüğün biçimden gelen benzetme gücünü gösteren güzel bir örnektir.
Cümlede dikkat
Bugün beşik yerine çoğunlukla "bebek karyolası" kullanılıyor; sözcük nesne olarak seyrekleşse de deyimlerde canlılığını koruyor. Bu, dilde sık görülen bir durumdur: nesne eskir, sözcük deyimde yaşar.
