Bilek, eli kola ve ayağı bacağa bağlayan eklemli bölümdür. Türkçe kökenlidir.
Yapısı
El bileği küçük kemiklerden oluşan karmaşık bir eklemdir; bu yapı ele geniş bir hareket açısı kazandırır. Ayak bileği ise daha az esner ama çok daha fazla yük taşır. İkisi de burkulmaya açıktır çünkü hareket serbestliği, sağlamlığın karşılığında elde edilir.
Cümle içinde kullanımı
- Düşerken bileğini burktu.
- Saatini sol bileğine takardı.
- Ayak bileği şişince bir süre yürüyemedi.
- Bilek güreşinde kimse onu yenemiyordu.
- Her şeyi bileğinin hakkıyla kazanmıştı.
Deyimler ve kalıp kullanımlar
- Bileğinin hakkıyla — kendi emeğiyle.
- Bilek gücü — kaba kuvvet, elle yapılan iş gücü.
- Bilek güreşi — güç yarışı; mecazi olarak iki tarafın çekişmesi.
- Bileği bükülmemek — yenilmemek.
Yakın anlamlı kelimeler
Eklem, mafsal ve bağ ilişkili sözcüklerdir. Mafsal eklemin eski karşılığıdır. Bilek bir eklem türüdür; her eklem bilek değildir.
Akılda kalan bir ayrıntı
Bilekle ilgili deyimlerin neredeyse tamamı GÜÇ ve EMEK üzerinedir. Bunun sebeği açıktır: el ile yapılan işte kuvvetin aktarıldığı yer bilektir, bu yüzden halk dilinde çalışmanın simgesi olmuştur.
Cümlede dikkat
Saat, bileklik ve künye hep bileğe takılır; bunun sebeği bileğin hem kolay görülen hem hareketi engellemeyen bir yer olmasıdır. Türkçede "bilek saati" ifadesi bu yüzden kalıplaşmıştır.
