Blöf, gerçekte sahip olunmayan bir üstünlüğe sahipmiş gibi davranarak karşı tarafı yanıltmaktır.
Kelimenin Anlamı
Elinde olmayan gücü varmış gibi göstermek: blöf yapmak.
Cümle İçinde Kullanımı
- Rakibinin blöf yaptığını sezip oyunu sürdürdü.
- Tehditlerinin blöf olduğu kısa sürede anlaşıldı.
- Blöfü tuttu ve masadaki en büyük eli aldı.
- Pazarlıkta blöf yapmak her zaman işe yaramaz.
Oyunda Blöf
Blöf kavramı en çok kart oyunlarında kullanılır. Oyuncu zayıf bir el tuttuğu hâlde yüksek bahis yaparak güçlü görünmeye çalışır; amaç rakiplerin oyundan çekilmesidir. Blöfün tutması, oyuncunun önceki davranışlarının inandırıcılığına bağlıdır. Sürekli blöf yapan oyuncu çabuk okunur ve bu taktik etkisini yitirir.
Günlük Yaşamda Blöf
Pazarlıkta, tartışmada ve müzakerede de benzer bir tutum görülür: taraflardan biri elinde olmayan bir seçeneği varmış gibi göstererek daha iyi koşul elde etmeye çalışır. Bu tutumun riski, gerçek durum ortaya çıktığında güvenin sarsılmasıdır.
Deyimler
Blöf yapmak, sahip olmadığı gücü varmış gibi göstermektir. Blöfünü görmek, karşı tarafın iddiasına karşılık vererek gerçeği ortaya çıkarmaktır. Blöfü yutmak ise yanıltmaya kanmaktır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Yanıltma, atmasyon, palavra ve gözdağı bağlama göre yakın kelimelerdir. Karşıtı açık oynamak ve elini göstermektir.
