Çerçeve, bir şeyin kenarını saran yapı; mecazda bir konunun sınırı ve kapsamı.
Kelimenin Anlamları
1. Kenar yapısı: tablo çerçevesi. 2. Pencere kasası: pencere çerçevesi. 3. Mecazda kapsam: yasal çerçeve. 4. Gözlük kasası: gözlük çerçevesi.
Cümle İçinde Kullanımı
- Tabloyu ahşap çerçeveye taktırdı.
- Pencere çerçeveleri yenilendi.
- Konu yasal çerçevede değerlendirildi.
- Gözlük çerçevesi kırılmıştı.
Çerçeve Neyi Değiştirir?
Bir resmin çerçevesi yalnız onu korumaz; nasıl görüldüğünü de etkiler. Geniş ve sade bir çerçeve esere alan tanır ve onu öne çıkarır, süslü bir çerçeve ise dikkati kendine çeker. Aynı ilke iletişim için de geçerlidir: bir konunun hangi çerçeveyle sunulduğu, onun nasıl anlaşılacağını belirler. Aynı olayı "yüzde 90 başarı" ya da "yüzde 10 başarısızlık" diye anlatmak matematiksel olarak aynıdır ama algılanan anlam farklıdır; buna çerçeveleme etkisi denir.
Yasal ve Kavramsal Çerçeve
Resmî dilde "çerçeve" bir konunun sınırlarını çizen kuralları anlatır: yasal çerçeve, mevzuatın o konuya koyduğu sınırlardır. Akademik metinlerde kavramsal çerçeve, çalışmanın hangi kavramlarla ve hangi varsayımlarla yürütüldüğünü belirtir. Her iki kullanımda da çerçeve "neyin içeride, neyin dışarıda olduğunu" belirleyen bir sınır çizgisidir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Kasa, kenarlık, kapsam ve sınır bağlama göre çerçeve yerine kullanılabilir. Kapsam çerçevenin mecazi karşılığıdır.
