Çukur, yüzeyin çevresine göre içeri doğru çökmüş, alçakta kalan bölümüdür. Kazılarak açılabilir ya da doğal olarak oluşabilir.
Kelimenin Anlamları
1. Toprakta kazılarak ya da kendiliğinden oluşan oyuk: çukur kazmak. 2. Çevresine göre alçakta kalan arazi: çukur ova. 3. Vücutta girintili bölüm: göz çukuru, yanak çukuru. 4. Sıfat olarak: içe doğru çökük: çukur gözlü.
Cümle İçinde Kullanımı
- Fidanı dikmek için önce bir çukur kazdılar.
- Yağmurdan sonra yolun çukurları suyla doldu.
- Uzun süren hastalıktan sonra gözleri çukura kaçmıştı.
- Köy, iki dağın arasındaki çukurda kurulmuştu.
Deyimler ve Birleşik Kullanımlar
"Çukur kazmak" birine kötülük hazırlamayı anlatır ve "kazma kuyusunu, düşersin içine" sözüyle birlikte anılır. Çukurova, Adana ve çevresini kapsayan geniş ovanın adıdır; adını çevresine göre alçakta kalmasından alır. Anatomide göz çukuru gözün yerleştiği kemik boşluğudur. Yol bakımında çukur kapatma bozulan asfaltın onarılmasını anlatır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Oyuk, çukurluk, hendek ve kuyu bağlama göre çukur yerine kullanılabilir. Hendek uzun ve dar kazılmış olanı, kuyu ise derin ve dar olanı anlatır; çukur ise biçim belirtmeden her tür oyuğu karşılar.
