Dağ, yer kabuğunun kıvrılması ya da yükselmesiyle oluşan, çevresindeki araziden belirgin biçimde yüksek olan yeryüzü şeklidir.
Kelimenin Anlamları
1. Çevresine göre çok yüksek yeryüzü şekli: dağa tırmanmak. 2. Mecaz olarak büyük yığın ya da aşılması güç engel: iş dağ gibi birikti.
Cümle İçinde Kullanımı
- Karlı dağların ardından güneş yavaş yavaş doğdu.
- Zirve bazen bulutların üstünde kalıyordu.
- Masanın üstünde dağ gibi evrak birikmişti.
- Dağcılar sabaha karşı zirveye ulaştı.
- Yaz gelince sürüler yayla yollarına düşerdi.
- Dağın eteğinde küçük bir köy vardı.
Dağların Oluşumu
Dağlar çoğunlukla yer kabuğunu oluşturan levhaların birbirini itmesiyle oluşur; bu sırada tabakalar kıvrılarak yükselir. Bir bölümü ise yanardağ etkinliğiyle, lavların üst üste birikmesiyle meydana gelir. Dağların en yüksek noktasına zirve ya da doruk, alt kısmına etek denir. Yükseldikçe sıcaklık düşer, bitki örtüsü değişir; belirli bir yükseklikten sonra ağaç yetişmez.
Deyimler
Dağ gibi çok büyük demektir. Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur atasözü, insanların bir gün yeniden karşılaşabileceğini anlatır. Dağları devirmek çok büyük iş başarmaktır. Dağ fare doğurdu ise büyük beklentiyle başlanan bir işin küçük bir sonuç vermesidir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Tepe daha alçak yükseltileri karşılar. Sıradağ birbirini izleyen dağ dizisidir. Yayla dağların üzerindeki düzlüklerdir. Karşıtı ova ya da düzlüktür.
