Davul, ahşap ya da metal gövdesinin iki yanına gerilen derilerin tokmakla dövülmesiyle çalınan vurmalı çalgıdır. Sesi uzaktan duyulduğu için açık alan çalgısı sayılır.
Kelimenin Anlamı
Silindir gövdesinin iki yüzü deriyle kaplı olan, boyuna asılarak tokmak ve çubukla çalınan vurmalı çalgı.
Cümle İçinde Kullanımı
- Köy meydanında davul zurna sesi yükseldi.
- Ramazanda davulcu sokak sokak dolaşıp sahura kaldırırdı.
- Davulun tokmağı kalın sesi, ince çubuk ise tiz sesi verir.
- Halay başı davulcunun ritmine göre adım attı.
Çalınışı ve Kullanım Alanları
Davulun iki yüzü farklı seslere ayarlanır. Kalın tokmak güçlü ve derin sesi, ince çubuk ise tiz ve kısa vuruşları verir; ikisi birlikte ritmi kurar. Türkiye'de düğün, halay, güreş ve ramazan davulu geleneğiyle iç içedir; çoğunlukla zurna ile birlikte çalınır ve bu ikili açık hava şenliklerinin sesi olmuştur. Orkestralarda kullanılan bas davul ve trampet ise ayrı yapılardır.
Deyimler
"Davul bile dengi dengine" eşleşmelerin uygun olması gerektiğini anlatır. "Davulu biz çaldık parsayı başkası topladı" emeğin karşılığının başkasına gitmesini anlatan yaygın bir sözdür. "Davul tozu, minare gölgesi" ise uzak akrabalığı anlatan esprili bir kalıptır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Trampet, bas davul, def ve darbuka yakın kullanımlardır ama aynı şey değildir. Def tek yüzlüdür ve elle çalınır; darbuka kupa biçimindedir.
