Dayanak, hem somut olarak bir yükü taşıyan desteği hem de soyut olarak bir düşüncenin dayandığı gerekçeyi anlatır.
Kelimenin Anlamları
1. Bir şeyin üzerine dayandığı destek: Duvarın dayanağı çürümüş. 2. Bir görüşü ya da kararı destekleyen gerekçe, kanıt: İddianın hiçbir dayanağı yok. 3. Hukukta bir işlemin bağlı olduğu kural: kararın yasal dayanağı.
Cümle İçinde Kullanımı
- Söylediklerinin belgeye dayanan bir dayanağı vardı.
- Köprünün orta ayağı, bütün yapının en önemli dayanağıdır.
- İtirazın yasal dayanağı dilekçede açıkça belirtilmişti.
- Bu söylenti tümüyle dayanaksız çıktı.
Türemiş Kullanımlar
Dayanaksız sıfatı, hiçbir gerekçesi olmayan anlamındadır: dayanaksız iddia. Dayanak noktası, bir kaldıraçta ya da bir tartışmada üzerine yaslanılan noktayı anlatır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Destek, mesnet, temel, gerekçe, kanıt ve istinat kelimeleri bağlama göre dayanak yerine kullanılabilir. Somut anlamda payanda ve destek, soyut anlamda gerekçe ve kanıt daha yerindedir.
Kelimenin Yapısı
Dayanak, dayan- fiiline ad yapan -ak ekinin gelmesiyle kurulmuştur. Aynı ek durak, kaçak, barınak gibi kelimelerde de görülür.
