Emanet, korunmak ve sonra geri verilmek üzere birine bırakılan şeydir.
Kelimenin Anlamları
1. Korunmak üzere bırakılan şey: emanet bırakmak. 2. Bu işin yapıldığı yer: emanet bürosu. 3. Mecazda sorumluluk: çocuklar bize emanet.
Cümle İçinde Kullanımı
- Bavulunu istasyondaki emanete bıraktı.
- Bu yüzük anneannemden kalan bir emanettir.
- Emanete hıyanet edilmez.
- Anahtarları komşuya emanet etti.
Emanetin Sorumluluğu
Emanet, güven üzerine kurulu bir ilişkidir: bırakan kişi malı korunacağına inanır, alan kişi ise onu kendi malı gibi gözetmekle yükümlüdür. Hukukta bu ilişki vedia (saklama sözleşmesi) olarak düzenlenir; emaneti alan kişi özen göstermekle yükümlüdür ve isteyince geri vermek zorundadır. Kültürel olarak da emanet kavramına büyük değer verilir; "emanete hıyanet" en ağır ahlaki kusurlardan sayılır. Terminal, müze ve spor salonlarındaki emanet dolapları da aynı fikrin kurumsallaşmış hâlidir: eşya belirli bir süre için korunur ve sahibine iade edilir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Vedia, yadigâr, teslim ve zimmet bağlama göre emanet yerine kullanılabilir. Yadigâr birinden hatıra kalan eşyadır; zimmet ise sorumluluğuna verilmiş malı anlatır.
