İçgüdü, bir canlının öğrenmeden, doğuştan getirdiği davranış eğilimidir. Aynı türün bütün bireylerinde benzer biçimde görülmesi en belirgin özelliğidir.
Kelimenin Anlamı
Öğrenilmeden ortaya çıkan, türe özgü ve kalıtımla aktarılan davranış eğilimi.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kuşların göç etmesi bir içgüdüdür.
- Yeni doğan bebeğin emmesi içgüdüseldir.
- Tehlike anında geri çekilmek içgüdüsel bir tepkidir.
- Annelik içgüdüsü pek çok canlıda güçlü biçimde görülür.
İçgüdü ve Öğrenilmiş Davranış
İkisi arasındaki fark, davranışın nereden geldiğidir. İçgüdü doğuştan gelir, öğretilmez ve türün tamamında görülür: örümceğin ağ örmesi, kaplumbağa yavrusunun denize yönelmesi, arıların petek yapması. Öğrenilmiş davranış ise deneyimle kazanılır ve bireyden bireye değişir: bir köpeğin komut öğrenmesi gibi. İnsanda içgüdüsel tepkiler vardır (emme, irkilme) ama davranışların büyük bölümü öğrenme ve kültürle şekillenir. Günlük dilde "içgüdüsel davranmak", düşünmeden ilk hisle hareket etmeyi anlatır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Sezgi, dürtü ve refleks bağlama göre içgüdü yerine kullanılabilir. Refleks çok daha hızlı ve tek adımlık bir tepkidir; dürtü ise kişiyi bir davranışa iten iç istek anlamındadır.
