Kalkan, darbelere karşı korunmaya yarayan araç; aynı zamanda yassı bir deniz balığıdır.
Kelimenin Anlamları
1. Koruyucu araç: polis kalkanı. 2. Yassı deniz balığı: kalkan balığı. 3. Mecazda koruyucu: yasal kalkan. 4. Duvarın üçgen üst bölümü.
Cümle İçinde Kullanımı
- Askerler kalkan arkasına sığındı.
- Kalkan balığı ızgarada pişirildi.
- Bu düzenleme küçük üreticiye kalkan oldu.
- Çatının kalkan duvarı onarıldı.
Koruyucu Araç Olarak Kalkan
Kalkan, tarihin en eski savunma araçlarındandır. Ağırlık ile koruma arasında her zaman bir denge kurulmuştur: büyük kalkan çok korur ama hareketi zorlaştırır. Eski ordularda kalkanlar yalnız bireysel değil toplu savunma aracıydı; yan yana dizilen kalkanlar bir duvar oluştururdu. Bugün kalkan daha çok güvenlik güçlerinde ve spor eskriminde kullanılır. Kalkan balığı ise tamamen ayrı bir anlamdır: yassı gövdeli, iki gözü de aynı yanda olan bir deniz balığıdır ve eti değerlidir. Mimaride ise çatının iki eğimi arasında kalan üçgen duvara kalkan duvarı denir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Siper, zırh, koruma ve paravan bağlama göre kalkan yerine kullanılabilir. Siper arkasına gizlenilen engeli, zırh ise bedene giyilen korumayı anlatır.
