Kanaat, iki ayrı anlamı olan bir kelimedir: bir konuda edinilen görüş ve elde olanla yetinme tutumu.
Kelimenin Anlamları
1. Bir konudaki görüş, inanç: kanaatimce doğru değil. 2. Elindekiyle yetinme: kanaat etmek. 3. Hukukta ulaşılan iç inanç: vicdani kanaat.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kanaatimce bu karar acele verildi.
- Azla kanaat etmeyi bilen bir insandı.
- Öğretmen, öğrenci hakkındaki kanaatini karneye yazdı.
- Mahkeme, deliller ışığında kanaatini oluşturdu.
İki Anlamın Kökeni
Kelimenin her iki anlamı da "yeterli bulma" fikrinden doğar: bir görüşü yeterli bulup benimsemek ile elde olanı yeterli bulup yetinmek. Kanaatkâr azla yetinen kişiyi anlatır ve olumlu bir nitelemedir; halk arasında "kanaat eden aç kalmaz" sözüyle desteklenir. Kanaat notu, öğretmenin öğrenci hakkındaki genel değerlendirmesini gösteren nottur. Hukukta vicdani kanaat, hâkimin delilleri değerlendirdikten sonra ulaştığı iç inançtır ve kararın dayanaklarından biridir.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Görüş, fikir, inanç ve tokgözlülük bağlama göre kanaat yerine kullanılabilir. Tokgözlülük yetinme anlamını, görüş ise düşünce anlamını karşılar.
