Kuyu, yer altındaki bir kaynağa ulaşmak için kazılan dar ve derin açıklıktır.
Kelimenin Anlamları
1. Yer altı suyuna ulaşan çukur: su kuyusu. 2. Yer altı kaynağına açılan delik: petrol kuyusu. 3. Mecaz olarak tuzak: kuyusunu kazmak.
Cümle İçinde Kullanımı
- Köyün ortasındaki kuyudan su çekiliyordu.
- Kuyunun ağzı güvenlik için kapatıldı.
- Yeni bir sondaj kuyusu açıldı.
- Kuyuya sarkıtılan kova dolu döndü.
Su Kuyuları
Yer altı suyu, toprağın gözenekli katmanlarında birikir. Kuyu bu katmana ulaşacak derinlikte açılır ve su yüzeye çekilir. Geleneksel kuyularda kova ve makara kullanılırdı; bugün çoğunlukla pompa ile çekilir. Kuyu suyunun içilebilir olup olmadığı analizle belirlenmelidir; yüzeyden sızan kirlilik yer altı suyuna ulaşabilir.
Sondaj Kuyuları
Petrol, doğal gaz ve jeotermal kaynaklara ulaşmak için özel matkaplarla derin kuyular açılır. Bu kuyular yüzlerce hatta binlerce metre derinliğe inebilir. Kuyunun duvarları boru ile desteklenir; böylece çökme ve katmanlar arası karışma önlenir.
Deyimler
Kuyusunu kazmak, birine gizlice zarar vermeye çalışmaktır. Kuyuya taş atmak, çözülmesi zor bir sorun yaratmaktır. Bir deli kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz atasözü bu durumu anlatır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Sarnıç yağmur suyunu biriktiren kapalı hazneden oluşur. Çeşme suyun aktığı yapıdır. Sondaj ise derin kuyu açma işleminin adıdır.
