Miras, ölenden kalan mal ve haklardır.
Kelimenin Anlamı
Ölen bir kişiden geriye kalan mal varlığı, hak ve borçların tamamı; bunların mirasçılara geçmesi. Mecazda: bir kuşaktan ötekine kalan kültürel değer.
Cümle İçinde Kullanımı
- Miras üç kardeş arasında paylaşıldı.
- Mirasçılar tapuda işlem yaptı.
- Bu gelenek atalarımızdan kalan bir mirastır.
Yasal Mirasçılar
Türk Medeni Kanunu'nda mirasçılık zümre sistemine dayanır: birinci zümre çocuklar ve onların altsoyu, ikinci zümre anne-baba ve kardeşler, üçüncü zümre büyükanne-büyükbabadır. Bir üst zümrede mirasçı varsa alttakiler mirasçı olmaz. Sağ kalan eş her zümreyle birlikte mirasçıdır, payı zümreye göre değişir.
Borç da Miras Kalır
Miras yalnız malı değil borcu da kapsar. Mirasçı, mirası reddedebilir (üç ay içinde) ya da tereke defterinin tutulmasını isteyebilir. Reddedilmezse borçlardan kişisel mal varlığıyla da sorumlu olunabilir; bu yüzden borçlu bir terekede süreye dikkat etmek gerekir.
Kullanım Notu
Miras Arapça kökenlidir. "Kültürel miras" ise geçmişten devralınan ve korunması gereken değerleri anlatır.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Mirasçı, tereke, vasiyet ve tapu yakın alandan kelimelerdir.
