Vicdan, insanın kendi davranışlarını iyi ve kötü açısından değerlendiren iç sesidir. Dışarıdan bir kural olmadan da kişiyi sorgulatan bu yargı, ahlakın kişisel yanını oluşturur.
Kelimenin Anlamı
Kişinin kendi davranışlarını doğru ve yanlış ölçüsüyle değerlendiren iç yargısı; bu değerlendirmenin yarattığı huzur ya da rahatsızlık.
Cümle İçinde Kullanımı
- Söylediklerinden sonra vicdanı rahat değildi.
- Yıllarca o olayın vicdan azabını çekti.
- Kararını verirken kimseye değil, vicdanına danışmıştı.
- Vicdan sahibi bir insandı; kimsenin hakkını yemezdi.
- Yapılanları görüp susmak vicdanına ağır geliyordu.
Deyimler ve Birleşik Kullanımlar
Vicdan azabı yapılan bir davranıştan duyulan derin pişmanlıktır. Vicdanı sızlamak birinin durumuna üzülüp rahatsız olmak, vicdanına danışmak ise bir kararı kendi iç ölçüsüne göre vermektir. Hukukta vicdani kanaat, hâkimin delilleri değerlendirdikten sonra ulaştığı iç inancı anlatır ve kararın dayanaklarından biridir. Vicdan hürriyeti ise kişinin inanç ve düşüncesinde özgür olmasını tanımlar.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Ahlak, sorumluluk duygusu, iç ses ve merhamet bağlama göre vicdan yerine kullanılabilir. Ahlak toplumca paylaşılan kuralları, vicdan ise bu kuralların kişideki iç karşılığını anlatır; biri dışarıdan, öteki içeriden gelir.
