Çorba, sebze, tahıl, et ya da baklagilin bol suyla pişirilmesiyle hazırlanan, kaşıkla içilen yemektir. Türk mutfağında sofranın ilk yemeği sayılır.
Kelimenin Anlamları
1. Sulu olarak pişirilen, kaşıkla içilen yemek: mercimek çorbası. 2. Mecaz olarak karmakarışık durum: Ortalık çorbaya döndü.
Cümle İçinde Kullanımı
- Kış akşamlarında sofraya önce çorba gelirdi.
- Hastalanınca tavuk suyuna çorba içirdiler.
- Çorbanın tuzu biraz fazla kaçmış.
- Toplantıda herkes aynı anda konuşunca ortalık çorbaya döndü.
Deyimler
Çorbada tuzu bulunmak, bir işte küçük de olsa katkısı olmak demektir: Bu başarıda benim de çorbada tuzum var. Çorbaya dönmek karmakarışık olmayı anlatır. "Bir kaşık suda fırtına koparmak" gibi mutfak kökenli deyimlerle aynı aileden sayılır. "Çorbayı içmek" halk ağzında sıkıntıyı çekmek anlamında kullanılır.
Türk Mutfağında Çorba
Mercimek, ezogelin, yayla, tarhana, işkembe ve düğün çorbası en bilinenlerdendir. Çorbalar terbiyeli ve terbiyesiz olarak ikiye ayrılır: terbiye, yumurta ve limonun çırpılıp çorbaya azar azar eklenmesidir, bu işlem çorbaya kıvam ve ekşilik verir. Tarhana ise kurutulup saklanan bir hamurdan yapıldığı için kış boyunca hazır bulunur.
Yakın Anlamlı Kelimeler
Şorba (ağızlarda), potaj ve et suyu bağlama göre çorba yerine kullanılabilir. Et suyu çorbanın temeli olan sıvıdır, tek başına çorba sayılmaz.
