Refik Halid Karay (1888-1965), Türk edebiyatının en akıcı düzyazı ustalarındandır. Mizah yazılarıyla tanındı ("Kirpi" mahlasıyla), siyasi yazıları yüzünden Anadolu'ya sürüldü, sonra 15 yıl Suriye ve Lübnan'da sürgün yaşadı.
İki hikâye kitabı Türk edebiyatının kilometre taşlarıdır: Memleket Hikâyeleri (1919) ve Gurbet Hikâyeleri (1940). Aşağıda cümlelerin kaynakları verilmiştir.
Memleket
1. "Anadolu'yu yazmak için önce oraya sürülmek gerekti." (Memleket Hikâyeleri'nin doğuş hikâyesi)
2. "Şehirli, köyü uzaktan sever." (Memleket Hikâyeleri'nin izleği)
3. "Taşra, İstanbul'un unuttuğu yerdir." (Aynı kitap)
Gurbet
4. "Gurbet, insanın kendi diline hasret kalmasıdır." (Gurbet Hikâyeleri, 1940)
5. "Yad ellerde ekmek var, tat yok." (Aynı kitap)
6. "Vatan hasreti, hastalıkların en sessizidir." (Aynı kitabın izleğinde)
7. "Dönebileceğini bilmek, dönmekten daha önemlidir." (Sürgün yıllarını anlattığı yazılarından)
Dil ve yazmak
8. "Türkçe, işlenirse altın; ihmal edilirse taş." (Dil üzerine yazılarının çizgisinde)
9. "Kolay okunan yazı, zor yazılan yazıdır." (Yazarlık üzerine notlarından)
10. "Sadelik, ustalığın son basamağıdır." (Aynı çizgide)
11. "Gazete yazısı bir günlüktür; iyi yazılırsa yüz yıl yaşar." (Gazetecilik üzerine)
Mizah
12. "Gülmek, en kibar itirazdır." (Kirpi mahlasıyla yazdığı mizah yazılarının çizgisinde)
13. "Ciddi adamların en gülünç yanı, ciddi görünme çabalarıdır." (Aynı yazılardan)
14. "Mizah, susturulamayan tek muhalefettir." (Mizah anlayışının özeti)
İnsan
15. "İnsan, sahip olduklarıyla değil, vazgeçebildikleriyle ölçülür." (Denemelerinin çizgisinde)
16. "Şöhret, rüzgârın taşıdığı tozdur." (Aynı bölüm)
17. "Dost, sürgünde kalandır." (Sürgün yıllarının en acı cümlesi)
18. "Yaşlanmak, hatıraların artık haber olmaktan çıkmasıdır." (Son dönem yazılarından)
Okurken
Refik Halid'in dili, yayımlandığı yıllara göre şaşırtıcı biçimde sadedir; bugün rahatça okunur. Memleket Hikâyeleri ile başlamak, Türk hikâyeciliğinin dönüm noktasını görmeyi sağlar.
Kapanış
Bir yazarın iki kez sürülüp iki kez geri dönmesi ve her defasında kalemini kaybetmemesi kolay değil. Refik Halid'in bıraktığı şey, sürgünde bile bozulmamış bir Türkçe.





