Sinoplu Diyojen MÖ 412 dolaylarında Sinop'ta doğdu, MÖ 323'te Korint'te öldü. Sahte para basmakla suçlanıp şehrinden sürüldü, Atina'ya gitti ve kinik felsefenin en tanınmış ismi oldu. Bir çömleğin içinde yaşadı, tek malı bir tas idi — onu da bir çocuğun avucuyla su içtiğini görünce attı.
Kendi yazdıkları kaybolmuştur. Bildiklerimizin neredeyse tamamı, beş yüz yıl sonra yazan Diogenes Laërtios'un Ünlü Filozofların Yaşamları kitabından gelir. Aşağıdaki numaralar o kitabın 6. bölümüne göredir.
En bilinen iki sahne
1. İskender karşısına dikilip "Dile benden ne dilersen" dediğinde: "Biraz gölge etme, başka ihsan istemem." (Plutarkhos, İskender 14; Diogenes Laërtios VI.38)
2. Güpegündüz elinde fenerle dolaşırdı; ne yaptığı sorulunca: "İnsan arıyorum." (Laërtios VI.41) — Türkçeye çoğu zaman "dürüst insan arıyorum" diye çevrilir; aslı sadece "insan"dır.
Zenginlik ve mülkiyet
3. Bir çocuğun avucuyla su içtiğini görünce tasını attı: "Bir çocuk sade yaşamakta beni yendi." (Laërtios VI.37)
4. Tapınak görevlileri, hazineden bir kâse çalan birini götürürken: "Büyük hırsızlar küçük hırsızı götürüyor." (Laërtios VI.45)
5. Hangi şarabı sevdiği sorulunca: "Parasını başkasının ödediğini." (Laërtios VI.54)
6. Bir heykelden sadaka istedi. Niçin diye sorulunca: "Reddedilmeye alışmak için." (Laërtios VI.49)
7. Neden dilencilere verilip filozoflara verilmediği sorulunca: "Çünkü insanlar bir gün topal ya da kör olabileceklerini düşünür, ama asla filozof olacaklarını düşünmezler." (Laërtios VI.56)
İktidar ve korku
8. Kral Philippos'un önüne çıkarıldı; kim olduğu sorulunca: "Senin doymak bilmez hırsının casusu." (Laërtios VI.43)
9. Perdikkas, yanına gelmezse onu öldürteceğini söyleyince: "Bunda şaşılacak ne var? Bir böcek ya da bir örümcek de aynısını yapabilir." (Laërtios VI.44)
10. "Aristoteles, Kral Philippos ne zaman uygun görürse o zaman yemek yer; Diyojen ise canı ne zaman isterse." (Plutarkhos, Sürgün Üzerine 12) — Kinik özgürlük anlayışının tek cümlelik özeti.
11. Sinop'un onu sürgüne mahkûm ettiği hatırlatılınca: "Ben de onları evlerinde kalmaya mahkûm ettim." (Laërtios VI.49)
İnsanlar üzerine
12. Platon insanı "tüysüz, iki ayaklı hayvan" diye tanımlayıp alkış alınca, Diyojen bir horozu yolup derse getirdi: "İşte Platon'un insanı!" (Laërtios VI.40) — Felsefe tarihinin en ünlü itirazlarından biri; bir tanımın neden yetmediğini sözle değil nesneyle gösterir.
13. Yunanistan'da iyi insanları nerede gördüğü sorulunca: "İyi insan hiçbir yerde; iyi çocuklar Sparta'da." (Laërtios VI.27)
14. Pythia oyunlarında "insanları yendim" diye övünen birine: "Ben insanları yenerim; sen köleleri yendin." (Laërtios VI.33)
15. "Doğru yolda kalmak istiyorsan ya iyi dostların ya da kızgın düşmanların olmalı: biri seni uyarır, öteki seni ifşa eder."
16. Öğle yemeğinin doğru saati sorulunca: "Zenginsen istediğin zaman, yoksulsan yapabildiğin zaman." (Laërtios VI.40)
17. Kendisini satın alan Ksenyades'e: "Bak bakalım, emirlere uyuyor musun." (Laërtios VI.36) — Köle olarak satıldığında bile efendilik iddiasını bırakmaz.
18. Nereli olduğu sorulunca verdiği cevap, "kozmopolit" kelimesinin kaynağıdır: "Dünya vatandaşıyım." (Laërtios VI.63) — Bugün kullandığımız kelime, bu cevaptan doğmuştur.
Bunların ne kadarı gerçek?
Diyojen hakkında anlatılanlar, ölümünden yüzyıllar sonra derlenmiştir; bir kısmı muhtemelen sonradan ona yakıştırılmış fıkralardır. Ama hepsi aynı karakteri anlatır ve bu tutarlılık, adamın gerçekten böyle biri olduğunu düşündürür: sözle değil davranışla tartışan, örnek vererek çürüten bir filozof.
Kapanış
Diyojen'in yöntemi bugün de işe yarar: bir tanım fazla düzgün göründüğünde, o tanıma uyan tuhaf bir örnek bulun. Yolunmuş horoz, iki bin üç yüz yıldır aynı işi yapıyor.





