Edip Cansever 1928'de İstanbul'da doğdu, 1986'da öldü. Kapalıçarşı'da antikacılık yaptı, şiiri hep yanında yürüttü. İkinci Yeni'nin üç büyük adından biridir (Cemal Süreya ve Turgut Uyar ile birlikte).
Onu ötekilerden ayıran şey kişilerdir: Ruhi Bey, Çağrılmayan Yakup gibi karakterler yaratıp şiiri onların etrafında kurar. Yani şiire roman tekniğini sokar.
İnsan olmak
1. "Ne gelir elimizden insan olmaktan başka." — En çok alıntılanan dizesi; çaresizlikle onuru aynı cümlede tutar.
2. "İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine?"
3. "Yalnızım, yalnızsın. Bize kim gülümseyecek?"
4. "Ne çıkar siz bizi anlamasanız da."
5. "Duymuyorsun sen kendini. Başıboş bir müzik gibisin kırlarda."
Acı ve zaman
6. "Her şey rengine göre kanar, bilirsin."
7. "Ben suyun bir dakika durduğu, durunca boğulduğu bir yerdeyim."
8. "Siz yarın deyince aklıma ölmek geliyor, katıla katıla ölmek."
9. "Gülemiyorsun ya, gülmek — bir halk gülüyorsa gülmektir." — Bireysel sevinci toplumsal bir ölçüye bağlar; İkinci Yeni'nin "toplumdan koptu" eleştirisine verilmiş bir cevap gibi okunur.
10. "Seni unutarak baktığımda bile, dünyanın her yerlerinden geçiyorsun."
Masa da Masaymış Ha
11. "Adam yaşama sevinci içinde masaya anahtarlarını koydu..." — Şiirin açılışı. Bir adam bütün hayatını tek tek masaya koyar; masa hepsini taşır.
12. "...masa da masaymış ha" — Şiirin son dizesi ve başlığı. Sıradan bir nesneye duyulan şaşkınlık, bütün şiiri tek cümlede toplar.
13. Bu şiirin gücü listeden gelir: anahtar, çiçek, süt, ekmek derken soyut şeyler (yumuşaklık, ferahlık) da masaya konur. Nesneyle duygunun aynı listede durabilmesi İkinci Yeni'nin buluşudur.
Yöntemi
14. Ben Ruhi Bey Nasılım (1976), tek bir kişinin çevresindekilerin ağzından anlatıldığı uzun bir şiir kitabıdır — şiirle romanın sınırında durur. Türk şiirinde benzeri az bulunan bir denemedir.
15. Mendilimde Kan Sesleri, Yerçekimli Karanfil gibi başlıkları da onun yöntemini gösterir: iki uzak kelimeyi yan yana koymak, üçüncü bir anlam doğurur.
Nereden başlamalı
Yerçekimli Karanfil (1957) en kolay girilen kitabıdır ve "Masa da Masaymış Ha" oradadır. Ardından Umutsuzlar Parkı. Uzun soluklu bir okuma isterseniz Ben Ruhi Bey Nasılım'a geçin.
Kapanış
Edip Cansever'i bugün de okunur kılan, insanı merkezde tutması. İkinci Yeni'nin imge yoğunluğunu kullanır ama şiirin sonunda hep bir adam, bir masa, bir sofra vardır — tutunabileceğiniz bir şey.





