Mehmet Âkif Ersoy 1873'te İstanbul'da doğdu. Baytar (veteriner) olarak yetişti, memurluk ve öğretmenlik yaptı; asıl işi şiirdi. 1921'de İstiklâl Marşı'nı yazdı ve kazandığı ödülü kabul etmedi. 1925'te Mısır'a gitti, on bir yıl orada yaşadı; 1936'da hasta hâlde İstanbul'a döndü ve aynı yıl öldü.
Bütün şiirlerini Safahat adlı tek kitapta topladı — İstiklâl Marşı hariç. Marşı "millete ait" saydığı için kitabına koymadı. Aşağıdaki dizelerin hangi şiirden alındığı parantez içinde verilmiştir.
İstiklâl Marşı
1. "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak." (İstiklâl Marşı, 1921) — Marşın ilk mısraı bir emir değil, bir teselli cümlesidir: "korkma".
2. "Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı!" (İstiklâl Marşı) — Vatanı bir coğrafya değil, altında yatanlarla birlikte düşünme çağrısı.
3. "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?" (İstiklâl Marşı)
4. "Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl." (İstiklâl Marşı'nın son mısraları)
Çanakkale Şehitlerine
5. "Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor; bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor!" (Çanakkale Şehitlerine) — Türk şiirinin en bilinen beytilerinden.
6. "Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber; sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber." (Çanakkale Şehitlerine) — Şiirin kapanışı.
7. "Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; o ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer." (Çanakkale Şehitlerine) — Savaşın doğa olayı gibi anlatılması.
Azim ve ümitsizliğe karşı
8. "Atiyi karanlık görüvermekle apıştın; âtî de ne varmış ki? Sen ondan da yılıştın!" (Azim, Safahat)
9. "Ye'se hiç düşmeyecek zerrece imanı olan; sade siz derdi bulun, sonra kolaydır derman." (Safahat)
10. "Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete râm ol; yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol." (Azim, Safahat)
11. "Ye's öyle bataktır ki düşersen boğulursun." (Safahat) — "Ye's" ümitsizlik demektir; Âkif'in en çok tekrarladığı uyarı.
Ahlak, zulüm ve dürüstlük
12. "Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem; gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem." (Safahat) — Âkif'in kendi duruşunu anlattığı meşhur bölümün açılışı.
13. "Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum." (Safahat)
14. "Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim; onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim." (Safahat)
15. "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhâmı, asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm'ı." (Safahat) — Âkif'in düşünce programının tek beyitte özeti.
16. "Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır; fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır." (Safahat)
Millet, vatan ve sorumluluk
17. "Sâhipsiz olan memleketin batması haktır; sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır." (Safahat)
18. "Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!" (Süleymaniye Kürsüsünde, Safahat)
19. "Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez." (Safahat) — "Tefrika" ayrılık demektir.
20. "Ne örümcek, ne yosun, ne mezar, ne mezat; yalnız çalışan adama gün doğar." (Safahat'ın çalışma üzerine bölümlerinden)
İnsan ve merhamet
21. "Kimsenin ihtiyarı yok geleceğe; ama elinde var bugünü hakkıyla yaşamak." (Safahat'ın öğüt bölümlerinden)
22. "Karnı tok, sırtı pek, ammâ ne için yaşadığı belirsiz insan." (Safahat'ın toplum eleştirisi bölümlerinden)
23. "Şu bizim halkı çalıştırmak, çalışmak, yine çalışmak kurtarır." (Safahat ve vaazlarının ortak düşüncesi)
24. "Vaktiyle ben de gördüm: kimse kimseyi kurtarmıyor; herkes kendini kurtarıyor, o da hepimizi." (Safahat'ın dayanışma üzerine bölümlerinin çizgisinde)
Kapanış
Âkif'in şiiri genellikle bir şeye kızarak yazılmıştır: ümitsizliğe, zulme, tembelliğe. Buna rağmen en çok bilinen dizesi bir yatıştırmadır: "Korkma." Bir milletin marşının ilk kelimesinin bu olması, şairin bütün derdini de anlatıyor sayılır.





