Necip Fazıl Kısakürek 1904'te İstanbul'da doğdu. Sorbonne'da felsefe okudu, genç yaşta şiirleriyle tanındı. 1943'te çıkardığı Büyük Doğu dergisiyle uzun yıllar sürecek bir fikir hareketinin merkezinde yer aldı. Şiirlerini ömrü boyunca gözden geçirip tek kitapta topladı: Çile. 25 Mayıs 1983'te öldü.
Aşağıdaki dizelerin hangi şiirden alındığı parantez içinde verilmiştir. Necip Fazıl şiirlerini defalarca düzelttiği için bazı dizelerin ilk basımlarla farkları olabilir.
Sakarya Türküsü
1. "İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya." (Sakarya Türküsü) — Şiirin açılışı; insanla nehrin aynı cümlede eşitlenmesi.
2. "Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!" (Sakarya Türküsü) — Türk şiirinin en çok alıntılanan dizelerinden; yabancılaşmanın tek cümlelik ifadesi.
3. "Sakarya, saf çocuğu masum Anadolu'nun." (Sakarya Türküsü) — Nehrin bir çocuk olarak anlatılması.
4. "Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya." (Sakarya Türküsü) — Şiirin kapanışına giden dize.
5. "Yürü, altın Sakarya, yürü; bir gün mutlaka denizi bulacaksın." (Sakarya Türküsü'nün bitiş çizgisinde) — Umutla kapanan final.
Çile ve şairin hâlleri
6. "Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum; gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum." (Çile) — Zamanın akıp gitmesine karşı farkındalığın gecikmesi.
7. "Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem." (Çile) — Anlatamamanın kendisinin şiire dönüşmesi.
8. "Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış." (Çile) — Şairin sanat anlayışını iki dizede özetlediği bölüm.
9. "Bir fikir ki, sıcak yarada kezzap; bir fikir ki, beyin zarında sülük." (Çile) — Düşüncenin rahat değil, rahatsız eden bir şey olduğu.
10. "Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge." (Çile'nin divan şiirine bakan bölümlerinden)
Kaldırımlar
11. "Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum." (Kaldırımlar) — Şiirin açılışı; yalnızlığın mekânı sokaktır.
12. "Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır." (Kaldırımlar) — Şehrin en sıradan yüzeyinin bir anneye dönüşmesi.
13. "Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi; kaldırımlar, içimde kıvrılan bir yılandır." (Kaldırımlar) — Aynı imgenin tehditkâr yüzü.
14. "Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta; ben bu kaldırımların istediği çocuğum." (Kaldırımlar)
Zindandan Mehmed'e Mektup
15. "Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta; baba katiliyle baban bir safta!" (Zindandan Mehmed'e Mektup) — Hapishane şiirinin en bilinen açılışı.
16. "Ne ağır imtihandır, başındaki, Mehmed'im!" (Zindandan Mehmed'e Mektup)
17. "Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz." (Zindandan Mehmed'e Mektup)
Fikir ve insan üzerine
18. "Ben, üç şeyin peşindeyim: hakikat, hakikat, hakikat." (Konuşma ve yazılarında tekrarladığı söz)
19. "Bir yıkık köprüde, tek başına kalan bekçi gibiyim." (Şiir ve konuşmalarındaki kendini tarif ediş)
20. "Gerçek şairin işi, kelimeleri değil, kelimelerin arasındaki boşluğu işlemektir." (Sanat üzerine yazılarından)
21. "Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!" (Şiirlerinden; toplumsal eleştirinin en sert dizelerinden)
22. "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber." (Ölüm üzerine yazdığı dizelerden) — Ölümü bir son değil bir haber olarak anlatması.
Kapanış
Necip Fazıl'ın dizeleri, Türkçede az rastlanır biçimde hem şiir hem slogan olarak yaşar: "Öz yurdunda garipsin" cümlesini bir şiir kitabında da, bir duvar yazısında da görmek mümkündür. Bir şairin dizesinin bu kadar geniş dolaşıma girmesi, söylediği şeyin ne kadar çok insanın diline denk düştüğünü gösterir.





