Ömer Hayyam (1048-1131), Nişabur'da doğmuş matematikçi, astronom ve şairdir. Asıl ünü kendi döneminde bilim adamlığındandı: üçüncü dereceden denklemler üzerine çalıştı, Selçuklu sarayında takvim reformunu yürüttü — hazırladığı Celâlî takvimi Gregoryen takviminden daha hassastır.
Şiirleri ise ölümünden sonra ün kazandı. Rubaileri Batı'da 19. yüzyılda Edward FitzGerald'ın çevirisiyle, Türkiye'de ise büyük ölçüde Sabahattin Eyüboğlu'nun çevirisiyle tanındı. Aşağıdaki dörtlükler, Türkçede en çok dolaşan bu çevirilerden alınmıştır; Farsça asıllarının birebir karşılığı değil, şiir olarak yeniden söylenmiş hâlleridir.
Dünyanın geçiciliği
1. "Bu dünyada bir nefeslik ömrümüz var; o da bir gün elimizden gidecek." (Rubailer, Türkçe çevirilerden) — Hayyam'ın bütün şiirinin çıkış noktası.
2. "Dünyada akla değer veren yok madem, aklı az olanın parası çok madem; getir şu şarabı, alsın aklımızı: belki böylece beğenir bizi âlem." (Rubailer) — Alaycı bir dünya eleştirisi.
3. "Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş! Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut: şu durmadan kurulup dağılan düzende bir nefestir alacağın, o da boştur boş." (Rubailer)
4. "Bir elde kadeh, bir elde Kur'an; bir helâldir işimiz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada ne tam kâfiriz, ne tam müslüman." (Rubailer) — Hayyam'ın en çok tartışılan dörtlüğü.
Bugünü yaşamak
5. "Dün geçti, yarın belirsiz; bugünü yaşa." (Rubailerin ortak düşüncesi)
6. "Bugünü gör, dünü bırak, yarını Tanrı bilir; iki bilinmez arasında bir bilinen var: bugün." (Rubailer)
7. "Ne kadar çok şey var ki bilmiyoruz; bildiğimiz tek şey: bu anın elimizde olduğu." (Rubailerin çizgisinde)
8. "Yaşamanın sırlarını bileydin, ölümün sırlarını da çözerdin; bugün aklın var, bir şey bildiğin yok — yarın akılsız neyi bileceksin?" (Rubailer)
Yol, inanç ve akıl
9. "Kimi dinde, imanda buldu yolunu; kimi akılda, bilimde aradı doğruyu. Derken bir ses geldi karanlıktan: 'Ne o yoldadır, ne bu yolda, ey aptallar!'" (Rubailer) — En çok alıntılanan dörtlüklerinden.
10. "Kendi gönlünü hoş tutmaya bak; kimseye zararın dokunmasın yeter." (Rubailerin ahlak anlayışının özeti)
11. "Cehennem korkusu olmasaydı, kaç kişi iyi kalırdı acaba?" (Rubailerin çizgisinde)
12. "Bilgisizlik yüzünden kaç kez cennete gidildi, kaç kez cehenneme?" (Rubailerin çizgisinde)
Ölüm ve toprak
13. "Bir testi yapan ustayı gördüm: çamuru yoğuruyordu; o çamur, bir zamanlar bir padişahın başıydı." (Rubailer) — Hayyam'ın en bilinen imgelerinden.
14. "Toprağa basarken düşün: bastığın yerde bir göz, bir yüz, bir gönül vardı." (Rubailer)
15. "Mezarımın üstünde bir gül bitsin; başka bir şey istemem." (Rubailerin çizgisinde)
16. "Geldik, gördük, gittik; ne getirdik ne götürdük." (Rubailerin çizgisinde)
Akıl ve alay
17. "Bilenle bilmeyen bir olmaz derler; ama dünyada ikisine de aynı kabir kazılıyor." (Rubailerin çizgisinde)
18. "Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok; kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok." (Rubailer) — Dünyanın insanın gözüyle var olduğu fikri.
19. "Dünya bir handır: bir kapısından girilir, öbür kapısından çıkılır." (Rubailerin çizgisinde)
20. "Şu üç günlük ömürde ne kendini üz, ne başkasını." (Rubailerin ahlakî sonucu)
Hangi rubai gerçekten Hayyam'ın?
Bu, Hayyam çalışmalarının en eski sorunudur. Hayyam'a atfedilen rubai sayısı bazı derlemelerde binin üzerindedir; oysa en eski elyazmalarındaki sayı çok daha azdır. Yüzyıllar boyunca, adı bilinmeyen şairlerin dörtlükleri de onun adına yazılmıştır.
Bunun üstüne bir de çeviri meselesi biner: Türkçede okuduğumuz Hayyam, Farsça aslının birebir çevirisi değil, çevirmenin şiir olarak yeniden söylediği bir metindir. Bu yüzden aynı dörtlüğü iki ayrı çeviride bambaşka kelimelerle görebilirsiniz.
Pratik sonuç: Hayyam alıntılarken hangi çeviriden alındığını belirtmek, "Hayyam şöyle demiştir" demekten daha doğrudur.
Kapanış
Hayyam'ın dörtlüklerinin ortak yanı, büyük soruları küçük bir sahnede sormasıdır: bir testi, bir kadeh, bir gül. Dokuz yüz yıl sonra hâlâ okunmalarının sebebi, sordukları sorunun hâlâ cevapsız olması olabilir.





