Sabahattin Ali 1907'de Gümülcine'de doğdu, 1948'de Kırklareli yakınlarında öldürüldü. Öğretmenlik yaptı, Almanya'da okudu, Markopaşa adlı mizah gazetesini çıkardı, şiirleri yüzünden hapis yattı. Kırk bir yıllık ömrüne üç roman, birçok öykü ve Türkçenin en çok okunan şiirlerinden birkaçı sığdı.
Bugün en çok Kürk Mantolu Madonna (1943) ile tanınıyor. Kitap yayımlandığında fazla ilgi görmedi; 2010'lardan sonra Türkiye'nin en çok satan romanı hâline geldi.
Kürk Mantolu Madonna'dan
1. "Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir." — Romanın en çok alıntılanan cümlesi.
2. "Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçındığımız hâlde, ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?" — Romanın açılışındaki soru; kitabın bütün meselesi buradadır.
3. "Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza danışmaya lüzum görmeden meydana çıkıyordu. Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya başlıyorduk."
4. "İnsanları kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır?"
5. "Bir kadın herhangi bir şekilde hoşuma gidince ilk yaptığım iş ondan kaçmak olurdu... tarif edilmesi imkânsız bir utanma ile dünyanın en zavallı insanı hâline gelirdim."
6. "Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu? Ahbapça bir selam ve temiz bir gülüş..."
7. "Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek... acı bir şey."
8. "Ona ne kadar muhtaç olduğumu şimdi anlıyordum. Ben hayatta yalnız başına yürüyebilecek bir insan değildim."
9. "Yaşamak... bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak; ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek yaşamak."
10. "Bir teklif ve bir kabul... Kısa, münakaşasız ve hesapsız! Bundan daha güzel bir ayrılık olamazdı."
Şiirlerinden
11. "Başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma." (Aldırma Gönül) — Sinop Cezaevi'nde yazdığı bu şiir, sonradan şarkı olarak bir kuşağın dilinde dolaştı.
12. "Döndüm daldan kopan kuru yaprağa, seher yeli dağıt beni kır beni." (Leylim Ley) — Zülfü Livaneli'nin bestesiyle tanınır.
13. "Başını göğsüme sakla sevgilim, güzel saçlarında dolaşsın elim; bir gün ağlayalım, bir gün gülelim — sevişen yaramaz çocuklar gibi." (Çocuklar Gibi)
14. "Sözün şiirlerin mükemmelidir, senden başkasını seven delidir; yüzün çiçeklerin en güzelidir." (Çocuklar Gibi)
15. "Hayat ki akıp gider bulanık bir su gibi, korkulu rüyalarla geçen bir uyku gibi... Çabalama, kabul et bunu olduğu gibi! Hayattan fazla bir şey bekleyenler delidir." (Hayat)
16. "Bu dağların bir rakibi varsa rüzgârdır; rüzgâr burada tek başına bir hükümdardır... Rüzgâr siler kafadaki küçüklükleri." (Rüzgâr)
17. "Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya: en büyük şey, en asil şey küçülür burada." (Rüzgâr) — Dünyayı ters tutulmuş bir dürbüne benzetir.
18. "Kimi coşar din uğruna geberir, yalan! Kimi gider vatan için can verir, yalan! Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır." (Rüzgâr) — Gençlik şiirlerindeki sert inkârcı damar.
Nereden başlamalı
Kürk Mantolu Madonna en kolay girilen kitabıdır; Kuyucaklı Yusuf (1937) ise Anadolu'yu anlatan romanların ilk sıradaki örneklerinden biridir. Öyküleri için Değirmen ve Kağnı'ya bakın. Şiirleri Bütün Şiirleri adıyla tek ciltte toplanmıştır.
Kapanış
Sabahattin Ali'nin cümleleri süssüzdür; etkisi de oradan gelir. "Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir" gibi bir cümlede tek bir süs yoktur — sadece doğru sıraya dizilmiş kelimeler vardır.





